(3402 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
Gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 153 ada 126, 156 ada 10 parsel sayılı 13.47, 533.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davaları davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parseller tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 153 ada 126 parselin eşit hisseler oranında Ali ve Celal B. adına tesciline, 156 ada 10 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 14.93 metrekarelik kısmın 3402 sayılı Yasa'nın 16/C maddesi gereğince kumsal niteliğiyle tespit ve tescil harici bırakılmasına, kalan 518.68 metrekarelik kısmın eşit hisseli olarak Ali ve Celal B. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Ömer Ö. mirasçısı İsmail Ö. tarafından temyize cevap dilekçesi ile ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 153 ada 126 sayılı parselin tamamı ile 156 ada 10 sayılı parselin temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parselleri kapsadığı, temyiz eden İsmail Ö. murisi Ömer'in taşınmazdaki hissesini diğer Arif Varol mirasçıları ile birlikte 12.1.1988 tarihinde davacıların bayiine satıp devrettiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ve uzman bilirkişi raporuyla belirlendiğinden,
Sonuç: Hazine ve İsmail Ö.'in temyiz itirazlarının reddine, ancak mahkemece 156 ada 10 sayılı parsel hakkında hüküm kurulduğu halde hüküm fıkrasında taşınmazın ada ve parsel numarasının yazılmaması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin ikinci satırındaki vasfındaki ibaresinden sonra 156 ada 10 parsel numaralı ibareleri yazılmak suretiyle ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy