(3402 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği düşüldü:
Karar: Kadastro sırasında Şevkiye Köyü 127, 132, 138, 139, 140, 141, 143, 144, 145, 146, 147, 151, 152, 153, 154, 156, 129, 159, 160, 162 parsel sayılı taşınmazlar Şubat 1323 tarihinde iskanen oluşan tapu kayıtları nedeniyle kayıt malikleri ve/veya halefleri adına tespit edilmişlerdir. Tapulama Komisyonunca itirazların reddedilmesi üzerine davacı Hazine, 129, 132, 153, 154, 156, 151, 159, 160, 162 ve 166 parseller hakkında dayanak tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığına ve miktar fazlalarının iktisap edilemeyeceğine, davacı Mehmet Nuri Bakırlı mirasçıları ise 127, 138, 139, 140, 141, 143, 144, 145, 146, 147, 132, 151, 152, 153, 154, 156, 160, 162, 170, 171 sayılı parseller hakkında Şubat 1323 tarihli tapulardan gelen tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Yine, 148 parsel sayılı taşınmaz zilyetliği kanıtlayıcı belge ibraz edilemediğinden Hazine, 163 sayılı parsel ise komisyon kararıyla A bölümü Hazine, B bölümü Sabri ve Zehra Mukan adına tespit edilmiş, her iki parsele ilişkin olarak davacı Mehmet Nuri Bakırlı mirasçıları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak dava açılmıştır. Ayrıca, 160 sayılı parsele ilişkin olarak Naziye Mukan ve arkadaşları, 148 sayılı parsel hakkında Hasan Küntaş ve arkadaşları zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında Sebahattin Güngör, Salih, Zeki, Habil ve Hamdi Tanıyıcı, Ahmet Ücel tapu kayıtlarına dayanarak bir kısım parseller hakkındaki davalara katılmışlardır. Şevkiye Köyü 64 ila 76, 78, 79, 80, 86, 87, 109, 110, 111, 120, 121 ve 125 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında Mart 1297 tarihli tapulardan gelen tapu kayıtları nedeniyle yarı hissesi Saniye Sevin Talay ve yarı hissesi ise Cennet Alkan ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Tapulama Komisyonunda vaki itirazların reddedilmesi üzerine davacı Hazine, tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığına, davacılar Cennet Alkan ve arkadaşları ise Saniye Sevin Talay'a pay verilmesinin doğru olmadığına, dayandığı tapu kaydının hukukça değer taşımadığına dayanarak dava açmışlardır. 113 sayılı parsel ise zilyetliği kanıtlayıcı bir belge ibraz edilemediğinden Hazine adına tespit edilmiş, Tapulama Komisyonunca itirazların reddi üzerine Cennet Alkan ve arkadaşları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak davalar açılmıştır. Yargılama sırasında Mehmet Yıldırım, Fatma Ok ve arkadaşları söz konusu parseller hakkındaki davalara katılmışlardır. Kadastro sırasında Şevkiye Köyü 173 ve 174 parseller ile Azizli Köyü 42 ve 43 sayılı parseller K.Evvel 1297 tarihinden gelen tapu kayıtları nedeniyle İbrahim oğlu Ali mirasçıları ve müşterekleri adına, Azizli Köyü 40, 41 ve 45 sayılı parseller ise Şubat 1323 tarihli tapulardan gelen tapu kayıtları nedeniyle Zeliha Sürmen, Mehmet Nuri Bakırlı, Musa Kazım ve Mizane Mesude adlarına müştereken tespit edilmiştir. 173 ve 174 sayılı parsellerin tespitine vaki itirazların Tapulama Komisyonunca reddi üzerine Hazine tarafından Mart 1955 tarih 83 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açılmış, davanın reddine dair verilen karar 17.Hukuk Dairesi'nce tapu kayıtlarının kapsamının yöntemince belirlenmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Azizli Köyü 42 ve 43 sayılı parsellerin tespitine Bekir Mazı tarafından, 40 sayılı parselin tespitine Kemal İzgi ve arkadaşları tarafından, 45 sayılı parselin tespitine ise Hazine ve arkadaşları tarafından itiraz edilmiş, Tapulama Komisyonunca itirazlar hakkında karar verilmek üzere dosyalar Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Yargılama sırasında Selahattin Güngör, söz konusu parsellerin tamamı, Zeliha Sürmen ve arkadaşları ise 42 ve 43 sayılı parseller hakkındaki davalara katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesince tüm davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Şevkiye Köyü 127, 138, 170, 141, 139, 171, 162, 132, 151, 146, 64 ile 76, 78, 79, 80, 86, 87, 110, 111, 120, 125, 173, 174, Azizli Köyü 43 parsel sayılı taşınmazların tespit malikleri, mirasçıları ve pay satın alanlar adına, Azizli Köyü 40, 41, 45 ve 42 sayılı parsellerin Zeliha Sürmen mirasçıları, Şevkiye Köyü 140 sayılı parselin tespit maliklerinden Ahmet mirasçısı Aliş Eker, 143 ve 145 sayılı parsellerin müdahil Ahmet Ücel, 148 sayılı parselin Hasan Küntaş, 152 sayılı parselin müdahiller Habil ve Hamdi Tanıyıcı, 159 sayılı parselin Nuri Aslantaş mirasçıları, 163 sayılı parselin A bölümünün Hazine, B bölümünün tespit maliklerinden Sabri Mukan mirasçıları, 153 sayılı parselin Abdulkadir Gürgen, 144 ve 156 sayılı parsellerin tespit maliklerinden Mustafa Öztürk mirasçıları, 154 sayılı parselin tespit maliklerinden Nefise Mukan mirasçıları, 160 sayılı parselin davacılardan Naziye Mukan, 166 sayılı parselin A bölümünün tespit maliki mirasçıları Zeynep İzgi ve arkadaşları, B bölümünün Osman oğlu Mümin, 129 sayılı parselin davacı Nezihe Mukan ve müşterekleri, 113 sayılı parselin Cennet Alkan ve müşterekleri, 147 sayılı parselin müdahiller Salih ve Zeki Tanıyıcı, 149 sayılı parselin Feramuz Ölmez adına tapuya tescillerine, Şevkiye Köyü 121 sayılı parselin mer'a olarak sınırlandırılmasına, müdahil Fatma Ok mirasçısı Hilmi Ok'un 64 ila 76, 78, 79, 80, 86, 87, 109, 110, 111, 120, 121, 125 sayılı parsellerin tespit maliklerinden Dede kızı Fatma'nın mirasçısı olduğu yönündeki davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili, 40 ve 42 sayılı parseller yönünden Bingül İzgi ve arkadaşları vekili, 42 ve 43 sayılı parseller yönünden Bekir Mazı mirasçıları vekili, 129, 132, 139, 140, 151, 152, 159 ve 160 sayılı parseller yönünden Zeliha Sürmen mirasçıları vekili, müdahil Hilmi Ok, davacı-davalı Cennet Alkan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece tarafların dayandığı tapu ve vergi kayıtları mahalline uygulanıp kapsamları belirlenmek ve taşınmazların tasarruf durumları değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmuş bulunmasına ve ayrıca;
a- Temyiz eden Zeliha Sürmen'in hak sahipliği iddiasında bulunduğu ve temyize konu ettiği taşınmazların iskan kaydı sahipleriyle Zeliha Sürmen'in maliki evvelleri arasında taksime konu edilip, teknik bilirkişi tarafından gösterilen Azizli-Körneli yolunun batısında kalan taşınmazlarda Zeliha Sürmen ve maliki evvellerinin bir haklarının bulunmadığının yapılan araştırmayla belirlenmiş bulunmasına,
b- Çekişmeli 40 ve 42 sayılı parseller yönünden hükmü temyiz eden Bingül İzgi ve arkadaşlarının dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının söz konusu parselleri kapsamadığı hususunun saptanmasına,
c- Hükmü temyiz eden Bekir Mazı mirasçılarının dayanaklarını oluşturan T.Sani 1340 tarih 102 numaralı tapudan gelme Ekim 1949 tarih 35 numaralı tapu kaydının miktarıyla geçerli olup miktarı kadar arazinin 44 numaralı parselde adı geçenlere verildiği, bu nedenle aynı kayda dayanılarak 42 ve 43 numaralı parsellerle ilgili taleplerinin yerinde bulunmadığı mahallinde yapılan uygulamayla anlaşıldığına,
d- Hükmü temyiz eden Cennet Alkan'ın davası tespit maliklerinden Saniye Sevin Talay'a ait 1/2 payın iptaline ilişkin olup, Saniye Sevin Talay'ın dayanağını oluşturan tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu belirlendiğine, sonuçta Cennet Alkan'a tutanakta yazılı hissesini azaltır tarzda bir hüküm kurulmadığına, 121 numaralı parselin kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulamayla saptandığına göre, yerinde bulunmayan Zeliha Sürmen, Bingül İzgi ve arkadaşları, Bekir Mazı mirasçıları ve Cennet Alkan'ın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hazinenin davaya konu 45, 173, 174, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 78, 79, 86, 87, 125, 132, 151, 159, 160, 162, 163, 148 ve 166 sayılı parsellere yönelik temyizine gelince; Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Hazinenin dayanağını oluşturan ve 173, 174 sayılı parsellere ait olduğu ileri sürülen Mart 1955 tarih 83 numaralı tapu kaydının anılan parselleri kapsamadığı, tespite esas olan tapu kayıtlarının temyize konu parsellere ait olup tapuların hukuki kıymetlerini koruduğu ve kayıt miktar fazlaları üzerinde adına tescil kararı verilenler yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün Hazine yönünden ONANMASINA,
3- a- Hazinenin 113 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince, 113 sayılı parsel kadastro tespiti sırasında 20 dönüm fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen Cennet Alkan ve arkadaşları, Mart 1297 tarihli tapulardan gelen kayıtlara dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dayanılan tapu kayıtlarının davaya konu parseli kapsadığı kabul edilerek taşınmazın 1/2 hissesinin Cennet Alkan ve müşterekleri, 1/2 hissesinin de Saniye Sevin Talay adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin tapu kaydının taşınmaza uyduğu hususundaki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak taşınmaz müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olup tapuda 1/2 hisse sahibi bulunan ve adına tescil kararı verilen Saniye Sevin Talay'ın Hazine adına yapılan tespite bir itirazı ve davası bulunmadığı gibi olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisi de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; davacıların 113 numaralı parsele ilişkin davalarının kısmen kabulüne, taşınmazın 1/2'sinin davacılar adına, 1/2 hissesinin de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece Saniye Sevin Talay'ın bu parsele ilişkin davasının bulunmadığı gözardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
b- Hazinenin 153 ve 154 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava ve temyize konu 153 ve 154 numaralı parseller Hazine'ye de hisse verilmek suretiyle muhtelif şahıslar adına tespit edilmiştir. Hazine'nin bu parsellerdeki hisselerine yönelik olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Hazine tarafından diğer hissedarlar aleyhine açılan dava reddedildiğine göre taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu parsellerdeki Hazine hissesine yönelik dava bulunmadığı halde sonuçta Hazine'nin hisselerinin diğer tespit malikleri adına tesciline karar verilmesi yasaya aykırıdır.
c- Hazinenin 70, 109, 110, 111 ve 120 numaralı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre Hazine'nin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davaya konu 70, 110 ve 111 numaralı parsellerin keşifleri sırasında bilgisine başvurulan bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklar bu parsellerin öncesinin kamu orta malı mer'a olduğunu zamanla zilyetleri tarafından sürülüp tarla haline getirildiğini bildirmişlerdir. 121 numaralı parselin kamu orta malı mer'a olduğunun araştırmayla belirlenmiş olmasına, 150 ve 151 numaralı parsellerin mer'a olarak sınırlandırılmaları şeklindeki işlemin kesinleşmiş bulunmasına göre 70, 110, 111, 109 ve 120 numaralı parsellerden oluşan adanın öncesinin mer'a olup olmadığının araştırılması zorunludur. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaması isabetli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece varsa bölgeyle ilgili mer'a tahsis kaydı ve haritası getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle tespit edilecek tanıklar huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında varsa tarafların dayandığı kayıtlarla mer'a tahsis haritası uygulanıp kapsamı belirlenmeli, yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı, geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla değerlendirilmeli, ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, taşınmazların mer'a tahsis kararı ve haritasındaki konumunu gösterir kroki düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca verildiği takdirde tespit bilirkişileriyle yargılama sırasında bu parsellerle ilgili olarak bilgisine başvurulan tüm bilirkişi ve tanıklar arazi başında ve yüzleştirme yapılmak suretiyle yeniden dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen şekilde araştırma yapılmadan karar verilmesi isabetsiz ve Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün, kararın 3. fıkrasının a, b ve c bölümlerinde yazılı nedenlerle BOZULMASINA,
4- Hilmi Ok'un temyizine gelince; Hilmi Ok'un temyizi Şevkiye Köyü 64 ila 76, 78, 79, 80, 86, 87, 109, 110, 111, 113, 120, 121 ve 125 sayılı parsellere ilişkindir.
a- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu 121 numaralı parselin kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu mahallinde yapılan keşif, uygulama ve yansız yerel bilirkişi anlatımı ve uzman bilirkişi raporuyla belirlendiğine, mahkemece mer'aların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği nazara alınmak suretiyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Hilmi Ok'un yerinde bulunmayan 121 numaralı parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
b- Hilmi Ok'un, Şevkiye Köyü 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 78, 79, 80, 86, 87, 109, 110, 111, 113, 120 ve 125 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince: Mahkemece müdahil Hilmi Ok'un tespite esas alınan tapu kayıtlarında ismi geçen ve tespit maliki olan Şevkiye Köyünden Dede kızı Fatma'nın mirasçısı olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Hilmi Ok tarafından dosyaya ibraz edilen Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.6.1993 tarih 1992/326 esas, 1993/396 sayılı ilamı, yine aynı mahkemenin 18.8.1994 tarih 1994/401-385 sayılı ilamı ve Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 8.3.2002 tarih 2002/118-102 sayılı veraset ilamından müdahil Hilmi Ok'un tapuda malik görünen Dede kızı Fatma'nın torunu olup mirasçısı bulunduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ilamların iptali hususunda ilgililer tarafından açılıp kendilerince olumlu sonuçlandırılmış bir dava bulunmadığına, bir başka anlatımla yukarıda tarih ve numaraları yazılı veraset ilamları aksi ispat edilmesi gereken belgeler olup, halen aksi ispat edilmediğine göre tapudaki Dede kızı Fatma hissesinin söz konusu veraset ilamlarındaki hisselendirme nazara alınmak suretiyle mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına ve veraset ilamlarına uygun düşmeyen bilirkişi raporuna değer verilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz, müdahilin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle yukarıda numaraları yazılı parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Temyiz incelemesi safhasında veya yerel mahkemenin kararından sonra davaya müdahil olarak katılma imkanı bulunmadığından Rıfat ve Rasim Avcı mirasçıları vekili Avukat Rıdvan Avcı'nın müdahale talebi hususunda karar ittihazına yer olmadığına, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy