(1086 S. K. m. 7) (3402 S. K. m. 26)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 59 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Yusuf murisi Emin adına tespit edilmiştir. Davacı Yusuf, 14.1.2004 tarihli dilekçe ile irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 59 nolu parseli çevreleyen ve tespit dışı bırakılan 50.000 metrekarelik kısmın 59 nolu parsele eklenerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına 11.8.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 120.000 metrekare olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı tarafından davaya konu edilen taşınmazın kadastro tespiti sırasında adına tespit edilen taşınmaza bitişik olup tespit dışı bırakılan bir arazi niteliği taşıdığı ve hakkında tutanak tanzim edilmediği, Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Kadastro Mahkemesinde davaya bakılabilmesi için davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması zorunludur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinde ifadesini bulan "Kadastro Mahkemelerinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar" kuralı gözardı edilerek işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy