(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında kadastro komisyonu tutanağı ile 345 ada 1, 346 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar tahsisli mer'a kaydının içinde olması ve aynı zamanda şahsa ait tapu kaydınında bulunması nedeniyle aynı kuvvet ve mahiyette belge bulunması nedeniyle 3402 sayılı Yasa'nın 10/4.maddesi gereğince mülkiyet, yüzölçümü ve niteliği hanesinin tespiti için yetkisizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 345 ada 1, 346 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Mehmet Deveci adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların davacı Mehmet Deveci'nin dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tesbiti sırasında 345 ada 1 ve 346 ada 1 sayılı parsellerin mer'a tahsis kaydı kapsamında kaldığı ve davacının dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının da bu parsellere ait bulunduğu belirtilmek suretiyle tutanakların malikhaneleri ve miktarları açık bırakılmak suretiyle tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı ve haritası celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, kadastro tesbiti sırasında parsellerin miktar haneleri açık bırakılmış olmasına rağmen mahkemece gerekli ölçüm yaptırılıp taşınmazların miktarları saptanmamış, keşif sırasında uygulama yapan teknik bilirkişi Ahmet Torun 13.10.2004 tarihli rapor ve krokisinde davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının 345 ada 1 numaralı parselin A ve B bölümünün ve 346 ada 1 numaralı parselin A bölümünü kapsadığını ifade etmiş olmasına rağmen, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden taşınmazların tamamının davacı Mehmet Deveci adına tesciline karar verilmiştir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı ve haritasıyla, belirtmelik tutanak ve ekleri mer'a tahsis kaydı ve haritası celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı ve haritasıyla, mer'a tahsis kaydı ve haritası tek tek okunup hudutlar zeminde yerel bilirkişilere göstertilmeli, bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye davaya konu parsellerin ayrı ayrı toplam miktarlarının, davacının dayandığı tapu kayıtlarının kapsadığı alanı ve bu alanların miktarlarını, kayıt kapsamı dışında kalan parsel bölümünün miktarını ve arazinin vasfını ve taşınmazların mer'a tahsis haritasındaki konumlarını gösterir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy