(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 820 parsel sayılı 6750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 757 parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davalının itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile Kadri Sevim adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Ansar Aksel satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, müdahil davacının davasının reddine, çekişme konusu 820 parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Ansar Aksel tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu davalı ve müdahil yararına taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz zilyetliğe dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve davalı yararına iktisap şartlarının oluşmadığı nedeniyle dava açmış temyiz eden Ansar Aksel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece arazi başında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu ve 30 yılı aşkın süre önce davalı tarafından müdahile satıldığını ve kadastro tespitinden öncede müdahilin bu yeri aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla kullandığını ifade etmişlerdir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi ve tanık beyanlarının yeterli olmadığı ancak temyiz edenin aleyhine de bulunmadığı açıktır. Bu ibarelere dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, taşınmazı çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan ve komşu parsele uygulanıp davaya konu parsel yönünü Hazine olarak okuyan 937 tahrir yıllı vergi kaydı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın hangi tarihte başladığı, komşu parsele uygulanan vergi kaydının bu yeri ne sebeple Hazine yeri okuduğu, taşınmazın öncesinin mer'a otlak gibi kamu yararına tahsis edilen veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlarla 14.2.992 tarihli tahkikat zabtında isimleri yazılı Hasan Çelik ve Ömer Özonat'ın beyanlarına aykırı düşmesi halinde dinlenen tüm şahıslar yüzleştirme yapılmak suretiyle yeniden dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan vergi kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, araştırma sonunda taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olduğu, zilyetlik süresinin yasada öngörülen müddete ulaştığı belirlendiği takdirde müdahil ve bayii ile ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki sınırlama yönünden Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde araştırma yapılıp bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy