(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği Görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle: Mahkemece davacı taraf için yeniden yöntemine uygun şekilde keşif günü tayin edilmesi ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin 1/8 payının davacı F. Es mirasçıları, 1/8 payının müdahil Ali Ceylan mirasçıları, 6/8 payının da davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parseli kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar tapu kaydına dayanmışlardır. Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu mahallinde yapılan keşifle belirlenmiş, davacı tapusunda yazılı hudutların zeminde bulunup bulunmadığı yerel bilirkişi tarafından bilinememiştir. Ayrıca, davacının dayandığı kaydın kapsamının toprak komisyonu çalışmaları sırasında belirlenip belirlenmediği araştırılmamış, tapu kaydına uygun vergi kaydı düzenlenip düzenlenmediği soruşturulmadan hüküm kurulmuştur. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle toprak komisyon çalışmaları sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan 28.2.1966 tarih 29 nolu tapu kaydına kapsam tayin edilip edilmediği, edilmişse kadastro sırasında bu taşınmazın hangi parsel numarası ile kim adına tespit edildiği araştırılmalı, arazi vergi yazımı sırasında davacı tapusuna uygun vergi kaydı düzenlenip düzenlenmediği Özel İdare Müdürlüğünden sorulup, düzenlenmişse celbedilip dosyaya konulduktan sonra mahallinde yerel bilirkişi, tanık ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı, varsa vergi kaydı, belirtmelik tutanak ve ekleri okunup kayıtlarda yazılı hudutlar bilirkişiye zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişi tarafından zeminde gösterilmeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, davaya katılanların ad, soyad ve adreslerinin karar başlığında gösterilmeyip dava ile ilgisi olmayan şahısların karar başlığında taraf olarak gösterilip karışıklığa meydan verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy