(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği Görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 372 ada 3 parsel sayılı 92053 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil, elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılardan Avni Gümüş mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli taşınmazın davacı F. Gümüş'e babasından kaldığı ispat edilemediğine göre adı geçenin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Hazinenin temyizine gelince; Mahkemece davaya konu 372 ada 3 nolu parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, Hazine tapusunun kapsamında kaldığı, Hazine tapusunun ihdasından önce Avni Gümüş yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Davaya konu 3 nolu parsel ile dava dışı 1, 4 ve 5 numaralı parsellerin geçmişte bir bütün olup, Nuri ve Avni G.'e ait bulunduğu, toprak komisyonu çalışmaları sırasında bir bütün olan taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiği, bilahare Nuri ve Avni G. arasında yapılan taksimde 1 ve 5 numaralı parsellerin Nuri Gümüş'e, 3 ve 4 numaralı parsellerin Avni G.'e isabet ettiği ve tasarrufun bu taksime uygun olarak sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Belirtmelik tutanağında Hazine tapusunun kapsadığı alanla ilgili olarak 947 tahrir yıllı 2175 tahrir numaralı vergi kaydının bulunduğu belirtilmiş, yargılama sırasındada davalı tarafça 947 tahrir yıllı 2199 tahrir numaralı vergi kaydı ibraz edilmiştir. Mahkemece belirtmelik tutanağında yazılan ve davalı tarafça numarası bildirilen vergi kayıtları celp edildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, bu kayıtların dayanan kişi yararına delil olabileceği gibi aleyhine de delil olacağı düşünülmemiştir. Zira vergi kayıtlarının geçmişte bir bütün olan 1, 3, 4 ve 5 numaralı parseller için düzenlendiği belirlendiği takdirde kayıtların gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarıyla geçerli olacağı ve kayıt miktar fazlasının kaydın ihdas tarihi ile Hazine tapusunun oluştuğu tarih arasında 20 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmayacağı nazara alınmadan hüküm kurulmuştur. Yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazi başında icra edilecek keşif sırasında belirtmelik tutanağında yazılı 947 tahrir yıllı 2175 tahrir numaralı vergi kaydı ile davalı tarafın dayanağını oluşturan ve 4 numaralı parsele revizyon gördüğü anlaşılan 947 tahrir yıllı 2199 tahrir numaralı vergi kayıtları ayrı ayrı okunup, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp, kapsamları duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Taşınmazın başında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği, intikali, taksimi ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan vergi kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki çizdirtilip ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy