(818 S. K. m. 355, 397)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Olga K. tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro tespiti sırasında 4831, 4834, 4845, 4848 ve 5434 sayılı parseller tapu kaydına dayanılarak 72 hisse itibariyle 18 hissesinin Nikola, 18 hissesinin Anastas, 21 hissesinin Kostanti, 15 hissesinin Argeriya adına tespit edilmiştir.D Taşınmazlar belirtilen şekildeki tespitine karşı Hazine ile Kostanti Kika ve Argeriya Nino vekilleri tarafından dava açılmıştır. Hazine, davaya konu parsellerin mütegayyip şahıslara ait olup Hazineye intikal ettiğini, diğer davacılar ise yarı hisse sahipleri Nikola ve Anastas'ın ölüm tarihleri ve kullanma oturumu itibariyle tapu kayıtlarının kendileri yararına hukuki kıymetini kaybettiğini ileri sürmüşlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının reddine, diğer davacı Kostanti Kika ve Argeriya Nino'nun davasının kabulüne, taşınmazların 42/72 payının Kostanti Kika mirasçıları, 30/72 payın ve Argerina Nino mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Karar Hazine, davacı ve müdahiller ile davalı Anastas mirasçısı Eftepi adına vekili Avukat Sabri Köseoğlu'na tebliğ edilmiştir. Yerel mahkeme kararı Hazine ve müdahiller tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme kararını inceleyen Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 8.3.1996 tarih 1995/6980 esas ve 1996/2185 karar sayılı ilamı ile 4831, 4834, 4845, 4848, 5434 nolu parsellerin kendilerine pay verilen Kostanti Kika ve Angeriya Nino'nun kaçak ve yitik kişi olmadığı, hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararı içeriğiyle kabul edildiğine göre adı geçenlerin paylarına yönelik Hazine davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle bu yöne ilişkin Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA,
Hazinenin 4831, 4834, 4845, 4848 ve 5434 sayılı parseller hakkında oluşturulan hükme ilişkin temyizine gelince; temyize konu parsellerdeki tespit malikleri Anastas ve Nikola isimli kişilerin kaçak ve yitik kişi olmadığı, bu kişilerin paylarının Hazine dışındaki davacılar tarafından zilyetlik yoluyla iktisap edildiği gerekçe gösterilecek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; Nikola ile Anastas'ın mirasçılarının İstanbul'da oturmadıkları, kaçak ve yitik kişilerden olduğu, kendilerini tanıyan kişilerin bulunmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerden anlaşılmaktadır. Bu kişilerin kaçak ve yitik kişi olduğu anlaşıldığına göre adı geçenlere ait payların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir... düşüncesi ile Anastas ve Nikola hisseleri yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama üzerine mahkemenin 25.11.1997 tarih 1997/1 esas, 1997/6 sayılı kararı ile dava konusu 4831, 4834, 4845, 4848 ve 5434 nolu parsellerin tespitlerinin iptali ile tamamı 144 pay kabul edilerek 42/144 payının Kostantin Kika, 30/144 payın Argariya Nino mirasçıları, 72/144 payının Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 6.7.1998 tarih 1998/2317 esas, 1998/3119 karar sayılı ilamıyla yerel mahkeme kararını onamış ve bu karar 22.10.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Yerel mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra tespit maliklerinden Anastas mirasçısı Olga Kanak vekili Avukat Kudret Sönmez 18.6.2002 tarihli dilekçe ile müracaat ederek Olga Kanak'ın murisi Anastas oğlu Sotir'in İstanbul'da bulunduğunu, tapuya işlemler yaptığını, veraset ilamında Anastas'ın 1890 yılında Sotiri'nin de 1328 yılında İstanbul'da vefat ettiklerinin belirtildiğini, kaçak ve yitik kişi olmadıklarını, davalı Anastas mirasçısı Efterpi'nin yargılama sırasında 19.6.1976 yılında vefat ettiğini, ölümle vekalet akdinin sona erip, mahkemece kararın Efterpi vekili olduğundan bahisle Avukat Sabri Köseoğlu'na tebliğ edilmesinin yasaya aykırı bulunduğunu, karar Efterpi mirasçılarına usulen tebliğ edilmediği için kesinleşmesinde söz konusu olamayacağını ifade ederek hükmün bozulması talebi ile temyiz incelemesi isteğinde bulunmuştur. Olga Kanak vekilinin bu talebini inceleye Bakırköy Kadastro Mahkemesi 1.7.2002 tarih 1997/1 esas, 1997/6 sayılı kararıyla sürenin geçirilmiş bulunması nedeniyle temyiz talebinin süre yönünden reddine karar vermiştir. Bakırköy Kadastro Mahkemesinin söz konusu red kararının Olga Konak vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 3.5.2004 tarih 2004/1068-1687 sayılı kararı ile yerel mahkeme kararını oy çokluğu ile onamıştır.
Anastas mirasçısı Olga Kanak vekilleri Avukat B.Cahit Meço, Avukat S.Sami Çapakçur ve Avukat İsmail Orcan 22.7.2004 tarihinde karar düzeltme isteğinde bulunurken, 26.10.2004 tarihli bir başka dilekçeyle Yargıtay 7.Hukuk Dairesi Başkanlığına müracaat ederek Daire Başkanı Ahmet Alyaz, Üyeler İsmail Hakkı Asarlıoğlu ve Salih Sırrı Uz hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda tazminat davası açıldığını bildirerek adı geçen Başkan ve Üyeler istinkafa davet edilmiştir. Davalı vekillerinin bu talebi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanı Ahmet Alyaz ile Üyeler İsmail Hakkı Asarlıoğlu ve Salih Sırrı Uz'un 5.11.2004 tarih 2004/3391-4078 sayılı kararla davaya bakmaktan çekinmişler, Üye Ömer Şansal Erkam ve Türkan Erturan'ın da 5.11.2004 tarihinde istinkaf etmeleri üzerine; Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 19.11.2004 tarih ve 15 sayılı kararı ile dosyanın incelenmesi görevi Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'ne verilmiştir.
Yapılan inceleme sonunda davalı Anastas mirasçısı Efterpi'nin 19.6.1976 tarihinde yargılamanın devamı sırasında vefat ettiği, yerel mahkeme kararının 27.3.1991 tarihinde vekili Avukat Sabri Köseoğlu'na tebliğ edildiği belirlenmiş bulunmaktadır. Müşahhas olayda öncelikle halledilmesi gereken sorun bu tebligatın geçerli bulunup bulunmadığı hususundadır. Sözleşmeden ya da işin niteliğinden tersi anlaşılmadıkça vekillik gerek vekilin gerek vekalet verenin ölümü, eylem yeteneğini yitirmesi ya da iflası ile sona erer. Gerek temsil yetkisi, gerekse vekalet ilişkisini düzenleyen B.K. 35 ve 397. maddeleri hükümleri bir karineyi hükme bağlamıştır. Bu karine aslolanın ölümle temsil yetkisi ve vekalet ilişkisinin sona ermiş olacağıdır. Olayda vekalet ilişkisinin ölümden sonrada devam edeceği hususunda vekaletnamede bir hüküm bulunmadığı gibi işin niteliği de vekaletin devamını gerektirmemektedir. Bu itibarla davalı Efterpi'nin ölümünden 15 yıl sonra vekili sıfatıyla Avukat Sabri Köseoğlu'na yapılan tebligatın geçerli olduğunu ve hükmün kesinleştiğini kabul etmek mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Anastas mirasçısı Olga Kanak vekilleri Avukat B.Cahit Meço, Avukat S.Sami Çapakçur ve Avukat İsmail Orcan'ın karar düzeltme isteklerinin kabulüne,
Sonuç: Yargıtay Yüksek 7.Hukuk Dairesi'nin 3.5.2004 tarih 2004/1068-1687 sayılı kararının kaldırılmasına, yasaya aykırı olduğu yukarda ifade olunan Bakırköy Kadastro Mahkemesinin 1.7.2002 tarih 1997/1 esas, 1997/6 sayılı kararının bozulması suretiyle ortadan kaldırılmasına ve işin esastan incelenmesine, işin esastan incelenmesinden önce Anastas mirasçısı Olga Kanak vekili Avukat Kudret Sönmez'in 18.6.2002 tarihli temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesine, söz konusu temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliği ile temyiz süresince beklenilmesi, bundan sonra inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine, 23.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy