(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 241, 242 ve 243 parsel sayılı 200, 412 ve 232 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parseller tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 242 nolu parselin davacı Hızır Beyazgül, 241 nolu parselin müdahil Mehmet Beyazgül mirasçıları, 243 nolu parselin ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu taşınmazlarda Hazine'nin bir hak ve alakasının olmadığı mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine'nin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün Hazine yönünden ONANMASINA,
2- Davacı Hızır Beyazgül'ün 241 ve 243 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece 241 sayılı parselin Mekur Beyazgüle ait olduğu, 243 sayılı parselin Hazine'ye ait olup zilyedi yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, çekişmeli 241, 242 ve 243 sayılı parsellerin kısmen kendisine ait olup, kısmen de Belediye'ye ait iken Belediye Encümeni kararı ile satın aldığını, işçi olarak Almanya'da çalıştığı sırada gönderdiği paralarla babasının bu parseller üzerine ev yaptırdığını Mehmet ve Halil Beyazgül'ün taşınmazların mülkiyeti ile bir ilgisinin bulunmadığını ifade ile parsellerin adına tescili talebinde bulunmuştur. Davaya müdahil olarak katılan Mehmet ve Halil Beyazgül, taşınmazın Mehmet'e ait olup, davacının aracı olması nedeni satış evraklarında alıcı olarak O'nun isminin yazıldığını taşınmazların Mehmet'e ait olduğunu ifade ile adlarına tescillerini istemişlerdir. Müdahil Halil Beyazgül vekili, 12.10.2001 tarihli dilekçe ile taleplerinden davacı lehine feragat etmiştir. Belediye Encümeninin satış belgeleri, bilirkişi ve tanık sözleri ve özellikle taraflar yönünden kesin hüküm oluşturan Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 983/538 esas, 984/510 karar sayılı derecattan geçmek suretiyle kesinleşen ilamı, 22.9.1975 tarihli tarafları Mehmet ve Hızır Beyazgül olan belge nazara alınıp parsellerin Belediye Encümeni kararı ile davacıya satılmış olması nedeniyle mülk edinme şartlarının gerçekleşmesi için 20 yıllık zilyetlik şartının aranmayacağı da düşünüldüğünde taşınmazların davacıya ait olduğu ve davacı yararına mülk edinme şartlarının gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davacının davasının kabulüne, davaya konu 241 ve 243 sayılı parsellerin de davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy