(3402 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 111 ada 61 parsel sayılı 1146.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3 payı Salise Y., 2/3 payı verasette iştiraken İsmail Y. mirasçıları İbrahim Y. ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Davacı ve 111 ada 62 parsel tespit maliklerinden Ali Y., yasal süresi içinde 111 ada 62 parseli köy çeşmesine bağlayan kadim yolun çekişmeli parsel içinde gösterilmesi gerektiği iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Ali Y. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu 111 ada 61 sayılı parselin öncesinin tapusuz olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/1. maddesindeki Tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tesbitinde, mevcut ve her türlü takyit ile sınırlı ayni haklar saklı tutulur. Eski tapu kayıtlarındaki bu tür hak ve mükellefiyetler, kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere aynen geçirilir hükmünün uygulama imkanının bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere davacı, adına tesbit edilen 111 ada 62 sayılı parsel ile köy çeşmesi arasında davalı ve müştereklerine ait 111 ada 61 sayılı parselin yer aldığını, 62 sayılı parseli köy çeşmesine bağlayan kadim yolun kadastro tesbiti sırasında 61 sayılı taşınmazın bir parçasıymış gibi tesbitinin yapıldığını ifade ile kadim yolun taşınmazdan ifrazı ile haritasında gösterilmesini istemektedir. Davacı tesbitten önce var olmayan ve yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren geçit hakkı istemediği gibi sınırlı ayni hakkın veya mükellefiyetin kütüğe geçirilmesini de talep etmemektedir. Davacı var olduğunu iddia ettiği kadim yolun haritasında gösterilmesini istediğine göre öncelikle tutanakta ismi yazılı tüm tesbit maliklerinin husumetin yaygınlaştırılması suretiyle davaya dahil edilip, taraflardan iddia ve savunmaları sorulup dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icrası ile gerekli değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece dava dilekçesindeki talebin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülüp yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy