(3402 S. K. m. 14, 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 268 parsel sayılı 269 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro komisyonunda reddedilen davacı Süleyman E., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile Halise Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilmek suretiyle davacıların davasının reddine ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, eksik değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında müşahas olayda tapulama komisyonunun yetkisizlik kararı veremeyeceği, komisyonca itirazlarla ilgili olarak gerekli araştırmanın yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu sebeple dosyanın Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesi gereğine değinilmiştir. Yargıtay bozma ilamı gereğince dosya Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmiş, komisyonca yapılan inceleme sonucunda tesbite vaki itirazların reddine, taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiştir. Komisyon kararı muterizlerden Süleyman E.'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde Mahmut E.'a yapılan tebligat yasaya uygun bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle kadastro komisyonu kararının ilgililere usulüne uygun olarak tebliği sağlanıp, süresinde dava açıldığı takdirde aynı parsel hakkındaki davaların birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, komisyon kararının tüm ilgililere tebliği hususu denetlenmeden yargılamaya devam edilip sonuçlandırılması doğru değildir. Ayrıca, komisyon kararına karşı davacı Süleyman E. tarafından açılmış bir dava bulunduğuna göre davanın taraflarından iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedildikten sonra mahallinde uzman ve yerel bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilip gerekli değerlendirme yapılıp bundan sonra hüküm kurulması gerekirken taraflardan delilleri istenmeden komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilip değerlendirme yapılmadan orman mühendisinin raporuna dayanılarak hüküm kurulması usule aykırıdır. Bütün bunlardan ayrı olarak çekişmeli taşınmaz Köy Tüzel Kişiliği adına tesbit edilmiş; davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesinde belirtilen hallerden hiç birisi mevcut değildir. Bu durumda davanın reddi ile yetinilip tesbit gibi tescile karar verilmesi gerekirken davada taraf olmayan Hazine yararına hüküm kurulması da yasaya açıkça aykırıdır.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy