(3402 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 1793, 1794 parsel sayılı 2480 ve 7563 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar harici satış, taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1793 parsel İlhan ve tapu malikleri davalılar adına, 1794 parsel Şevki ve tapu malikleri davalılar adına hisseli tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı İlyas, 1793 parsel hakkında, Şevki ise 1794 parsel için tapu kaydı, rızai taksim ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında Emine tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddi ile çekişme konusu 1793 ve 1794 parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Şevki mirasçıları vekili ile davacı İlyas mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ve davalıların dayandığı tapu kayıtlarının uyduğu iddia olunan parselleri kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hükmü kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi kararın ihtiva edeceği hususları belirtmiştir. Söz konusu maddeye göre maddede belirtilen diğer hususların yanında davanın taraflarının ve davaya katılanların kimlikleriyle varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarıyla adreslerinin karar başlığında gösterilmesi gerekir. Mahkemece davalılardan Gülsüm ve İlhan'ın karar başlığında isim ve adreslerinin yazılmaması ve hükmün kendilerine tebliğ edilmemesi doğru değildir. Ayrıca taraflar tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Mahkemece dayanılan tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle getirtilip mahalline uygulanmamış dayanılan tapu kayıtları başka parsellere revizyon gördükleri halde kayıtların revizyon gördüğü parselleri kenardan çevreleyen komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilerek uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamıştır. Mahkemece arazi başında çok sayıda keşif yapılmıştır. Yapılan keşiflerde tapu kayıtlarının hudutları hakkında farklı bilgiler verildiği ve dinlenen bilirkişi ve tanıkların büyük kısmının davacı tapusunun kapsamı hususunda açıklayıcı beyanlarda bulunulduğu halde keşifler arasındaki bu mübaayenet giderilmemiş, davacı tapusunun miktarı ilk tesisinde 919 metrekare iken bilahare mahkeme ilamıyla iki kez miktar artırılması yapıldığı ifade edilmiş olmasına rağmen miktar artırımıyla ilgili dava dosyaları getirtilip uygulamada bu dosyalardan yararlanılmamış, davacı-davalı Şevki ile Recep ve arkadaşları arasında cereyan eden davada Şevki'nin dayandığı 1969 tarih 99 numaralı tapu kaydının kapsamı belirlenmiş ve bununla ilgili karar Yüksek 1.Hukuk Dairesi tarafından onanmış olmasına rağmen bu dosyada getirtilip değerlendirilmemiştir.
Bu tür eksik yetersiz ve birbiriyle çelişen keşfe ve bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların dayanağını oluşturan Kasım 978 tarih 22 ve 969 tarih 99 numaralı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, tapu kaydı ve tedavüllerinin revizyon gördüğü parsellerin tutanak suretleriyle bu parselleri kenardan çevreleyen komşu taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler, daha önce taraflar arasında cereyan edip kesinleşen dava dosyaları, davacı taraf tapusunun miktar artırımıyla ilgili mahkeme ilamlarıyla dayanağı olan dosya ve haritalar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacı ve davalının dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup kayıtta yazılı hudutlar zeminde yerel bilirkişilere tek tek göstertilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklar tarafından zeminde gösterilen hudutlar haritasında teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, tapu kayıtlarının uygulanmasında daha önce cereyan eden dava dosyaları, davacı tarafın tapu kaydının miktarının artırımı ile ilgili ilamlar, varsa haritaları komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılıp kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne durumda bulunduğu, tapu malikleri ve mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmışsa taşınmazların kimlere isabet ettiği, tapu malikinin mirasçıları arasında veya üçüncü şahıslara hisse satışının yapılıp yapılmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayanılarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanıkların uygulama, kullanım ve satışla ilgili sözlerinin gerçeğe uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, daha önce taraflar arasında cereyan eden davalardaki taşınmazların konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy