(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 3 ada 85 parsel sayılı 21.150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mübadil yeri olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde üzerindeki zeytin ağaçlarının malikleri gösterilmiş; tutanak, hükmen 26.5.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar Nuri ve Günhan, 16.11.2000 tarihli dilekçe ile irsen intikal, taksim, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve murisleri Ali mirasçıları adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar tarafından davaya konu edilen 3 ada 85 sayılı parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 1940 metrekarelik bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükmün için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiş, taşınmaz üzerindeki muhtesatların kimlere ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacılar tapu kaydına, vergi kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın 1940 metrekarelik bölümü için dava açmışlardır. Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan 482 ve 483 tahrir no'lu vergi kayıtları, 26 T. 29.9.2005 Evvel 1319 tarih 175 ve 176 no'lu tapu kaydı ve bir kısım komşu parsellerin tutanak ve dayanağı olan belgeler getirtildiği halde bu kayıtlar tam olarak yerine uygulanıp, kapsamları belirlenmemiş, taşınmazın tutanağının edinme sebebi sütununda yazıldığı gibi yasalar gereğince Devlete kalan yerlerden olup olmadığı yeterli şekilde araştırılmamış, özellikle bu konuda tespit bilirkişileri dinlenip ne sebeple taşımazın Devlete kalan yerlerden olduğu konusunda bilgileri alınmamış, tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilmediği için tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmasında bu belgelerden istenildiği ölçüde yararlanılmamış kayıtların bilinemeyen hudutlarının tespiti için davacılara bu konuda tanık dinletme imkanı sağlanmamış, ziraat mühendisinin 16.5.2002 tarihli raporunda belirttiği kadim taş duvarın gerçekte var olup olmadığı, varsa hangi tarihte kim tarafından yapıldığı, bu duvarın içindeki zeytin ve meyve ağaçlarını koruduğu nazara alındığında taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin bir göstergesi olup olamayacağı hususları üzerinde durulmamış, teknik bilirkişilere bu duvar işaretlettirilmemiştir.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle kuzeydeki yeni liman karaburun asfaltının kuzeyinde bulunan 1, 2, 3 ve 4 no'lu parsellerin kuzeyindeki yola bitişik 33, 35, 38, 46, 47 ve 48 sayılı parsellerle 85 sayılı taşınmaza komşu olup tutanağı celbedilmemiş tüm taşınmazların onaylı, tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler, 33, 35, 38, 46, 47 ve 48 sayılı parsellerle ilgili olarak varsa belirtmelik tutanak ve haritaları, dağıtım cetvelleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında dayanılan tapu ve vergi kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte okunup hudutlar bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için davacılara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında fen elemanına işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup, olmadığı parselin davacılar tarafından davaya konu edilen bölümünün taş duvarla çevrili olup olmadığı, taş duvarla çevrili ise bunun kim tarafından, hangi tarihte çevrildiği ve duvarın ne gibi özellikler taşıdığı, taşınmaz imar ihyaya konu edilmişse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit bilirkişilerinden arazinin niteliği, intikali ve kullanımı hususunda tamamlayıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının revizyon gördükleri parseller de nazara alınarak kapsamlarını belirtir, keşfi takibe imkan verir, varsa taş duvarı gösterir kroki düzenlettirilip ayrıntılı rapor alınmalı, zilyetlik konusunda kadastro mahkemesinin 991/44 esas 992/166 sayılı dosyasındaki belirlenenin aksine sonuca varıldığı takdirde o dosyada bilgisine başvurulan şahıslar dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hükmün kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy