(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 154 ada 164 parsel sayılı 13641.91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi ve tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı İsmail Yiğit adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 154 ada 164 sayılı parselin kadastro tespitinden önce davaya konu edilmediği, davaya konu olan taşınmazın 154 ada 181 sayılı parsel içerisinde kaldığı gerekçe gösterilerek Hazinenin davasının reddine karar verilmiş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır.
Davalı İsmail vekili, 30.6.1978 tarihli dava dilekçesinin 3. sırasında; doğusu yol, batısı Hüseyin, kuzeyi Şaban, güneyi yol ile çevrili Alayın Beleni Mevkiindeki tarlanın müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Yargılamanın devamı sırasında 27.5.1981 tarihli keşif sırasında davalı bu parselle ilgili davayı atiye terketmiştir. Bunun üzerine davacı Hazine vekili, 27.10.1982 tarihli dava dilekçesi ile İsmail Yiğit vekilinin atiye terk ettiği yere vaki müdahalesinin men'i ve Hazine adına tapuya tescili için dava açmıştır. Hazinenin açtığı meni müdahale ve tescil davasının yargılaması sırasında ve 23.10.1990 tarihli keşif esnasında davalı, davayı kabul etmiş ve kabul esas alınarak verilen kararıda temyiz etmemiştir. Hazinenin açtığı ve kabulle sonuçlanan bu dava üzerine verilen karar kesinleşmiştir. Bu konularda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, İsmail vekilinin, 30.6.1978 tarihli dilekçesindeki taşınmazla, Hazine vekilinin, 27.10.1982 tarihli dava dilekçesinde hudutları yazılı bulunan taşınmazın 154 ada 164 parsel içerisinde mi, yoksa 154 ada 181 sayılı parsel içerisinde mi kaldığı konusundadır. Bu konuda mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için her iki parsele komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları ile tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delilleri celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında İsmail Yiğit vekili tarafından düzenlenen 30.6.1978 tarihli dava dilekçesi ile, Hazine vekili tarafından düzenlenen 27.10.1982 tarihli dava dilekçesi, okunup kapsamları belirlenmeli, dilekçelerin kapsamı belirlenirken komşu parsel tutanak ve dayanakları, Hazinenin açtığı ve İsmail'in kabul ettiği dava sırasında yapılan keşif zaptı, krokisi ve ilam uygulanmalı ve kesin hükme konu olan taşınmaz tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.
Sonuç: Davaya konu 154 ada 164 sayılı parsel kesin hükmün kapsamı içerisinde ise uyuşmazlık kesin hükme göre çözülmeli, aksi halde taşınmazın niteliği, intikali, tasarrufu etraflı şekilde araştırılıp, gerekli değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy