(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 25, 26)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 125 parsel sayılı 99500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Adil, irsen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin 1/2 hissesinin davacı Adil, 1/2 hissesinin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tespite esas olan ve Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve kaydın ihdasından önce davacı taraf yararına ( hissesi yönünden ) zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Çekişmeli 125 sayılı parsel 19.4.1984 tarihinde, 8.8.1962 tarih 324 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanak 23.5.1984 tarihi ile 22.6.1984 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, Zeliha 15.6.1984 havale tarihli dilekçe ile tespite itiraz etmiştir. tespite yapılan itiraz incelenmeden, bir diğer ifade ile tutanak kesinleşmeden Şeyh Hamit tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açılmış, bu davaya Osman müdahil olmuştur. Tutanağın itirazlı olduğunu belirleyen Asliye Hukuk Mahkemesi, tespite yapılan itirazlar incelenip karara bağlanmadığı için 24.2.1994 tarih 988/630 esas, 994/71 sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermiş, bu karar taraflarca temyiz edilmediği için kesinleşmiştir. Tarafların talebi üzerine dosyayı ele alan Kadastro Mahkemesi, Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verirken itirazların incelenmesini hedef aldığını, dosyayı Kadastro Mahkemesine gönderme amacının bulunmadığını belirterek görevsizlik kararı vermiş ve bu karar da temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Bu kararlar üzerine itirazı inceleyen Kadastro Komisyonu 23.2.2001 tarih 2001/2 sayılı kararı ile Zeliha'nın itirazının reddine karar vermiştir. İtirazı komisyonca reddedilen Zeliha mirasçıları, süresi içerisinde Kadastro Mahkemesine tespitin iptali ve taşınmazın adlarına tapuya tescili için dava açmışlar ve bu dava üzerine incelemeye konu karar verilmiştir. Görüleceği üzere Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açan Şeyh Hamit ile müdahil Osman'ın talebi askıda bırakılmıştır. Mahkemece, bu kişilerin talepleri ( tutanak kesinleşmediği ve halen itirazlar da incelenmediği için ) yanlış mercie yapılmış bir itiraz kabul ediliyor ise; bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı gereği onların talepleri ile ilgili olarak Komisyonca bir karar verilmesi sağlanmalı, aksi halde her iki Mahkemenin de görevsizlik kararı verdiği nazara alınarak merci tayini yolu ile görevli Mahkeme belirlenip buna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece Şeyh Hamit ve Osman'ın talepleri gözardı edilerek uyuşmazlığın bir bölümü hakkında araştırma yapılıp diğer bölümünü askıda bırakır şekilde karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy