(3402 S. K. m. 25) (4721 S. K. m. 747)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 176 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı 314.45, 405.53 ve 598.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 3 nolu parsel davacı Hüseyin, 4 nolu parsel davalı İbrahim ve 5 nolu parsel de davalı Recep adına tespit edilmiştir. Davacı Hüseyin, çekişmeli parsellerin eşit şekilde paylaşılmadığı ve anayoldan kendi gayrimenkulüne geçmek için yol bırakılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın mülkiyet ihtilafı olmayıp geçit hakkı tesisine yönelik olduğu, bu ihtilafı çözme görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine; çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının talebinin, önceden mevcut olmayan geçit hakkının yeniden sağlanmasına ilişkin bulunduğu, bu tür davalara Kadastro Mahkemesinde bakılamayacağı gerekçe gösterilerek Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de, araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır.
Davacı 13.5.2005 tarihli dava dilekçesinde; 176 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin öncesinin bir bütün olduğunu, babasından intikal ettiğini "bu yerlerin eşit şekilde paylaşılmadığını ve yol verilmediğini" ifade ederek eşit şekilde taksim edilmesini ve yolunun verilmesini istemiş, yolla ilgili talebini duruşmada tekrarlamıştır. Taşınmazların babadan kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak taksimin tüm mirasçıların katılımı ile yapılıp yapılmadığı, geçerli olup olmadığı, davacının istediği yolun kadastrodan önce mevcut olup kadastro sırasında diğer parsellere katılıp katılmadığı veya geçmişte mevcut olmadığı için yeniden geçit hakkı tesisi talep edildiği hususunda dosyada bir açıklık bulunmadığı gibi, duruşmada davacıdan bu konulara açıklık getirecek beyan da alınmamıştır. Taksim tüm mirasçıların iştiraki ile yapılmış ve tespite kadar bozulmamışsa; "taksimde eşitlik aranmayacağından" davacının bu yöndeki talebi reddedilmelidir. Ayrıca önceden gelip geçtiği kadim bir yolu varken bu yolun kadastro sırasında davalı komşu parsellere katılması halinde mahkemece taraflardan delilleri istenilip, gerekli değerlendirilmenin yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Aksi halde geçit hakkı yönünden görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki öncelikle uyuşmazlığın neye ait olduğu davacıya açıklattırılıp gerektiğinde delillerin doğru toplanıp işin esasına girilmelidir.
Sonuç: Mahkemece uyuşmazlığın konusu açıklığa kavuşturulmadan görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy