(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 132 ada 11 parsel sayılı 944.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde "A" daki evin Mevlüt ve "B" deki evin Osman'a ait olduğu şerhi verilerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve harici satış nedeniyle 8/10 hisse Mevlüt, 2/10 hisse Osman adına tespit edilmiştir. Davacı Mevlüt, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu, 132 ada 11 parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde "A" ve "B" harfleriyle gösterilen 325.37 metrekarelik kısmın ayrı parsel altında tespit gibi 8/10 hissesi Mevlüt, 2/10 hissesi Osman adına, "C" harfi ile gösterilen 619.08 metrekarelik kısmın davacı Mevlüt adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Osman tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Mevlüt'ün davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın krokide "A" ve "B" harfleri ile gösterilen toplam 325.37 metrekarelik kısmın tamamı 10 hisse itibar edilerek 8 hissesinin Mevlüt, 2 hissesinin Osman adına, aynı krokide "C" harfiyle gösterilen 619.08 metrekarelik kısmın müstakilen davacı Mevlüt adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz tespite esas olan ve tarafların dayanağını oluşturan 29.9.1965 tarih 27 nolu tapudan gelme 23.3.2001 tarih 2 numaralı tapu kaydının ve zilyetliğe dayanılarak tutanakta yazılı hisseleri oranında Mevlüt ve Osman adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın tamamının kendisine ait olduğundan bahisle dava açmıştır. Taraflar tapu kaydına, satın almaya ve zilyetliğe dayanmaktadırlar. Mahkemece dayanılan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, arazi başında dinlenen mahalli bilirkişi, satın alma ve kullanma hususunda yeterli bilgi vermediği, taraflarca verilen tanık listesinde isimleri bulunan bütün tanıklar dinlenmediği halde gerekçe gösterilmeden tespitin iptali yönünde hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri bu arada dinlenecek tanıkların isimleri istenilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, teknik bilirkişi ve taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tespite esas olan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile okunup hudutları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Arazi başında dinlenecek tüm yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tapu kaydı bu yerin tamamına mı yoksa bir kısmına mı ait bulunduğu, bir kısmına ait ise kaydın kapsadığı alanın geçmişte kime ait olup nasıl intikal ettiği, kayıt miktar fazlası ile kaydın kapsadığı alanın bir bütün olup olmadığı bir başka ifade ile kaydın kapsadığı yerin kayıt miktar fazlası olan bölümle birlikte satılıp satılmadığı, satılmış ise kim tarafından satıldığı ve taşınmazın davacı ve davalı tarafından birlikte mi alındığı, yoksa müstakilen davacının mı aldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uygulama ve tasarruf ile ilgili bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye tespite esas olan ve tarafların dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesin çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy