(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 109 ada 93 parsel sayılı 53397 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına istinaden davalı S. Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın orman olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve tesbite esas olan davalı taraf tapusu kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 111 ada 4 ve 5 numaralı parsellerle birlikte bir bütün olduğu ve 11.10.988 tarih 5 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle davalı köy muhtarlığı adına tesbit edilmiş; davacı Hazine, taşınmazın hatalı tesbit edildiğinden bahisle tesbitin iptalini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tesbite esas olan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, eylemli durumda 4 ve 5 numaralı parsellerle birlikte bir bütün olduğu ifade edildiği halde belirtilen parsellerin tutanakları celbedilip tapu kaydının 4 ve 5 numaralı parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, taşınmazın bulunduğu bölgede orman tahdit çalışmaları yapıldığı ve taşınmaz ormana bitişik olduğu halde orman tahdit harita ve mazbataları celbedilip mahalline uygulanmadan hüküm kurulmuştur.
Dosyanın tetkikinden davalı tapusunun tescil ilamıyla oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda haritasının bulunması gerekir. Haritaya dayalı kayıtların kapsamı bu haritanın uygulanmasıyla belirlenir.
Mahkemece tapu kaydının ihdas kaydıyla haritasının getirtilip mahalline uygulanmaması ve kapsamının belirlenmesinde haritadan yararlanılması gereğinin düşünülmemesi doğru bulunmamaktadır.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle 111 ada, 4 ve 5 numaralı parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler, 4, 5 ve 93 numaralı parselleri kenardan çevreleyen tüm komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları bölgeyle ilgili orman tahdit harita ve mazbataları tesbite esas olan tapu kaydının ihdasıyla ilgili Keles Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.970 gün 969/32 esas, 970/108 karar Sayılı ilamı ve bu ilamın eki olan kroki celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında tesbite esas olan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup krokisinden de istifadeyle zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, orman tahdit harita ve mazbataları uygulanıp taşınmazın orman tahdidine göre konumu saptanmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve kullanımıyla ilgili bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat ve orman mühendisleri kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının sabit hudutlardan başlamak üzere kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy