(2004 S. K. m. 331) (765 S. K. m. 59, 65, 522) (647 S. K. m. 4)
Dava: Alacaklısını zarara uğratmak için mal varlığını eksiltmek ve bu suça iştirak suçundan sanık Musa hakkında İİK.'nun 331/1; 765 Sayılı Kanunun 522, 59/2; 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 900.- YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, diğer sanık Mediha'nın İİK.' nun 331, TCK.'nun 522, 65/3, 59/2 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 450.- YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde yerel C.Savcısı tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, gereği görüşüldü:
Karar: Yerel C.Savcısının görevsizlik kararı verilmesi ve uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin itirazları İİK.'daki özel yargılama usulü hükmü dikkate alınarak reddine karar verilmiştir. Ancak İİK.'nun 331. maddesinde Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu suni surette eksiltirse aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde cezalandırılacağı hükme bağlandığına göre sanık Musa hakkında aciz belgesi alınıp alınmadığı ile borcu karşılamaya yeterli başka malı olup olmadığı konusunda araştırma yaptırılıp sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, zabıtaya yazılan 16.02.2006 günlü sanığın mal varlığı araştırılmasına yönelik müzekkere cevabı beklenmeden, eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, dosyanın gereği yapılması için Yargıtay C.Başsavcılığı'na gönderilmesine, 13.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy