(2004 S. K. m. 337) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28) (HGK 29.12.1993 T. 1993/18-778 E. 1993/876 K.)
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık İ. Öztürk'ün yapılan yargılaması sonucunda atılı suçun yasal unsurlarının olunmadığından bahisle, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair, Torbalı icra Mahkemesinin 13.09.2006 tarihli ve 2006/530-484 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı kanunla değişik 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2006 tarihli ve 2006/74 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için, muhatap adına tebliğ yapılabilecek birisi gösterilen adreste bulunmaz ise; tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği cihetle, Torbalı İcra Müdürlüğünün 2006/1183 sayılı takip dosyasında borçlu sanık adına çıkarılan ödeme emrinin, anılan sekil şartları yerine getirtilmeden, dağıtım sırasında muhatabın çarşıya çıktığından dolayı adresinin kapalı olması üzerin, tebligat Torbalı mahallesi Muhtar Vekili E. Ertan'a teslim edildi. Muhatabın kapısına 2 nolu ihbarname yapıştırılarak keyfiyet komşusu olan yengesi F. Öztürk'e bildirildi şerhi düşürülerek tebliğ edildiğinin anlatılması karşısında, usulüne uygun olmadığı ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04.07.2007 gün ve 35562 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 09.08.2007 gün ve 2007/151947 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, Gereği Düşünüldü:
Tebligat Yasası'nın 21.ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (YHGK. nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı belirtilmiş ancak, kimden bu bilginin edinildiği ve ne zaman geri döneceği hususları araştırılmamış, kendisine haber bırakılan komşusu F. Öztürk'ün imzası da alınmamıştır. Bu hali ile yapılan tebligat geçersiz olup sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş ödeme emrinden söz edilemeyecektir. Dolayısıyla isnat edilen suçun oluşmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2006 gün ve 2006/74 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY'nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden; Sanık İ. Öztürk'e mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına, hakkında cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy