(2004 S. K. m. 340) (1412 S. K. m. 253)
Taahhüdü ihlal suçundan sanık Ahmet E.'in 2004 sayılı İİK'nun 340.maddesi uyarınca İstanbul 7. İcra mahkemesinin 15.07.2004 tarih ve 2004/2795-2700 sayılı kararıyla 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasını müteakip, aynı sanık Adem'in aynı suçtan 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2796-21 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanık Adem E. hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2002/3776 sayılı takip dosyasındaki taahhüdü ihlal suçundan dolayı İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2795-2700 sayılı kararıyla 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra, aynı sanık olan Adem E. hakkında, aynı eylem nedeniyle açılan İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2796-2701 sayılı karara konu davanın, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253/3. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle, kararın bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 31.08.2007 gün ve 44477 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 24.09.2007 gün ve 2007/181712 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; Borçlu sanık hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2002/3776 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, takibin kesinleştiği, 24.03.2004 tarihli tutanakla borçlu sanığın borcunu taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği, 27.04.2004 tarihli taahhüdü ödememesi nedeniyle 28.06.2004 tarihinde aynı eylem nedeniyle iki ayrı şikayet dilekçesiyle şikayet edilmesi üzerine İstanbul 7. İcra Mahkemesince 15.07.2004 tarihinde 2004/2796-2701 sayılı ve 2004/2795-2700 sayılı kararlarıyla borçlu sanığın iki kez cezalandırılmasına karar verildiği, Mahkemece 15.07.2004 tarihli ve 2004/2796-2701 sayılı davanın mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 253/3.maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken borçlu sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli 2004/2796-2701 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY'nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık Adem E. hakkında İstanbul 7.İcra Mahkemesinde açılan 2004/2796-2701 esas sayılı davanın REDDİNE, hükümlü hakkında hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy