(2004 S. K. m. 340, 349, 350)
Dava: Yargıtay C. Başsavcılığı 01.12.2006 tarih ve 2006/180212 sayılı yazılarıyla, dairemizce verilen Susurluk İcra Mahkemesi'nin 27.02.2006 gün ve 2006/82277 sayılı kararı yerine, maddi yanılgı sonucu Biga İcra Mahkemesi'nin 27.02.2006 gün ve 2006/82-77 sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, bu nedenle maddi yanılgının giderilmesine karar verilmesini talep etmiş, bu talep yerinde görülmekle, dairemizin 2006/6262 Esas ve 2006/7991 Karar sayılı ilamındaki maddi yanılgının düzeltilmesine karar verilmiş; ancak bozma kararına ek olarak sehven hükümlü hakkındaki cezanın çektirilmemesine denildiği asıl kararda bulunmayan bu ibarenin çıkarılarak maddi hatanın düzeltilmesi Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 09.02.2007 tarih ve 2006/180212 sayılı yazılarıyla talep edilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bu talebi yerinde görülmekle dairemizin 2006/6262 Esas ve 2006/7991 Karar sayılı kararı aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir.
Taahhüdü ihlal suçundan sanık A.'in 5358 Sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340/1. maddesi uyarınca 1 ay hapsen tazyikine dair Susurluk İcra Ceza Mahkemesi'nin 27.02.2006 tarihli ve 2006182-77 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun muhakeme usulü başlıklı 349. maddesi ile duruşma başlıklı 350. maddesine nazaran İcra Mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21.07.2006 gün ve 33962 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 12.09.2006 gün ve K.Y.B. 20061180212 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
Gereği düşünüldü:
Karar: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 349 ve 350. maddelerine göre İcra Mahkemesi'nce duruşma açılarak yargılama yapılması gerekmektedir. Mahkemece duruşma açılmaksızın, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığı'nın yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla uygulamada birliğin sağlanması amacıyla,
Sonuç: Susurluk İcra Mahkemesi'nin 27.02.2006 gün ve 2006/82-77 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 01.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy