(2004 S. K. m. 344) (5237 S. K. m. 7) (5326 S. K. m. 24) (5252 S. K. m. 9)
Nafaka yükümlülüğüne uymama eyleminden dolayı borçlu A. K. G. hakkında Ordu İcra Mahkemesinin 12.7.2005 gün ve 2004/700-2005/305 sayı ile 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeniyle Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda 18.9.2006 gün ve 2006/3221-5587 sayı ile hükmün idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına dair, verilen karara Yargıtay C. Başsavcılığının 29.11.2006 gün ve 2006/49471 sayı ile özel dairece sanık hakkında uygulanacak idari para cezasının da belirlenmesi görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 2006/309-293 sayılı kararı ile, oybirliğiyle itirazın kabulü ile Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma istemi konusunda 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca bozma kararı verildiğinden uygulanacak cezanın tayin edilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda:
Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık A. K. G.'ın 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Ordu İcra Mahkemesinin 12.07.2005 tarih ve 2004/700-2005/305 sayılı kararını kapsayan dosya Adalet Bakanlığından verilen 10.03.2006 gün ve 10744 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 9.5.2006 gün ve K.Y.B.2006/49471 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. Gereği görüşüldü:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.......", yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK'nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun'un 7.maddesi ile İİK'nun 344.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 24. ve 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Ordu İcra Mahkemesinin 2004/700-2005/305 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık A. K. G.'ın 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun'un 7., 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL'den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına 21.03.2007 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy