(2004 S. K. m. 340)
Dava ve Karar: Ödeme taahhüdünü ihlal suçundan sanık A. K.'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Karadeniz Ereğli 1. İcra Mahkemesinin 16.06.2008 tarihli 2007/2097 esas, 2008/686 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; icra kefili olan sanığın icra emrinin 07/11/2007 tarihli tebliğinden önce 14/08/2007 tarihinde yaptığı ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.10.2008 gün 53905 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının K.Y.B.2008/238214 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla; gereği görüşüldü:
"Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK'nun 340. maddesi birinci cümlesi "111.madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir." hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu olması gerekmektedir. Oysaki somut olaya bakıldığında üçüncü şahıs durumunda bulunan sanık A. K.'in 14.08.2007 tarihinde borçlu adresinde yapılan haciz işlemi sırasında borca icra kefili olduğu ve borcu taksitler halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirttiği tarihte ödeme yapmaması üzerine örnek 4-5 icra emri çıkarılarak 07.11.2007'de tebliğ edildiği, (7) günlük süre içerisinde ödeme yapmaması nedeniyle de takibin kesinleştiği anlaşılmakta ise de, müşteki vekili henüz icra emri icra kefiline tebliğ edilmeden eş anlatımla borçlu haline getirilmeden 01.11.2007 havale tarihli dilekçe ile anılan suçtan dolayı şikayette bulunmuştur. Hal böyle olunca henüz borçlu sıfatını taşımayan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Karadeniz Ereğli 1.İcra Mahkemesinin 16.06.2008 tarihli ve 2007/2097 esas, 2008/686 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sonuç: Borçlu A. K.'in İİK'nun 340.maddesi gereğince tazyik hapsi ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy