(7201 S. K. m. 32, 35) (5271 S. K. m. 309) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu Ahmet'in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 Sayılı Kanunla değişik 337/1. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Kartal 2. İcra Mahkemesi'nin 28/02/2007 tarihli ve 2006/261 Esas, 2007/503 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.09.2007 tarihli ve 2007/750 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi
Dosya kapsamına göre, düzenlenen meşruhatlı davetiyenin Z. Mahallesi, S. Sokak S. İşhanı 10/2 Maltepe İstanbul adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilerek hüküm kurulduğu, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise 35. maddenin son fıkrasında gösterilen ayrıksı durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 01.12.2004 tarihli ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 35/son ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/son maddeleri uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır şeklindeki düzenlemeye nazaran, söz konusu yasa hükmü uyarınca, daha önce adli mercilerce ve usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen ya da anılan kurum ve kuruluşlara bildirilen adreslerdeki değişikliklerin bildirilmesi durumunda da, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesindeki hükümlerin uygulanacağı dolayısıyla, daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese, mahkemece önce bu adresin değişip değişmediğinin bilinmemesi nedeniyle anılan kanunun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca sanığın adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adresin kapısına asılması gerekeceği ve eski adrese (bilinen en son adrese) ait binanın kapısına asma tarihinin tebliği tarihi sayılacağı, bu tebligattan sonraki tebligatların da; sanığın adresinin hala bilinememesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılacağı, olayımızda ise 7201 Sayılı Kanunun 35. maddesinin son fıkrası kapsamında olan adrese doğrudan anılan maddeye göre tebligat yapılarak hüküm kurulduğu cihetle, meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi, dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi'nde belirtilen adresle sanıkların adresinin farklı olduğu ve bu adrese tebligat yapılmadığı, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı, yine aynı şekilde Kartal 2. İcra Ceza Mahkemesince gıyapta verilen kararın kesinleşmemiş bulunduğu, 17.09.2007 havale tarihli dilekçenin, 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği düşünülmüş, açıklanan nedenlerle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04.02.2008 gün ve 2008/7169 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 04.03.2008 gün ve K.Y.B. 2008/2086 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmekle, Gereği Görüşüldü:
Dosya kapsamına göre;
Borçlu Ahmet adına çıkarılan meşruhatlı davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilip, hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunumun kazai tebligat faslının, adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce, tebligat yapılabilmesi için iki farklı durum kabul edilmiştir.
Birinci durumda, ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması veya tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur. Buna göre, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese Tebligat Kanunumun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartıdır. Belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma belirtilen şekilde yapılıp tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
İkinci durumda ise; daha önce adli mercilere ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmamış olsa bile, anılan yasanın 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki (sadece taraflar yönünden) adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesidir. Daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere, tebligatın ilişkin olduğu soruşturma veya davaya ilişkin olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
Bu düzenlemeler karşısında, borçlu Ahmet adına Tebligat Yasası'nın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca çıkarılan tebligatın yapılamadığı, ancak bu tebligatlarda tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule göre yeni adresin tespiti yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, dolayısıyla borçlu adına tebliğ edilen davetiyenin geçersiz olduğu, borçlunun savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, ayrıca yine aynı şekilde Kartal 2. İcra Ceza Mahkemesi'nce gıyapta verilen kararın kesinleşmemiş bulunduğu, 17.09.2007 havale tarihli dilekçenin, 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, Ağır Ceza Mahkemesi'nce itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Tebliğname ile, Ticaret Sicilinde belirtilen adresle, sanıkların adresinin farklı olduğu ve bu adrese tebligat yapılamadığı gerekçesiyle bozma talep edilmiş ise de; takip borçlusunun B. Gıda Tekstil Otomotiv Temizlik Malzemeleri Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti., borçlu şirketin en son adresinin ise 25.01.2006 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan İstanbul Maltepe Z. Mah. S. Sokak S. iş Merkezi 10/2 olduğu iade olunan tebligatların bu adrese yapıldığı anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.09.2007 tarihli ve 2007/750 Değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı Yasanın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların mahallinde ifasına, dosyanın mahal mahkemesine TEVDİİNE, 07.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy