(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17) (YHGK 03.02.2010 T. 2010/16-15 E. 2010/43 K.)
Taraflar arasında, sona eren üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden istifa etmiş olması nedeni ile kooperatife ödediği aidatın iadesi amacıyla başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının alacağının muaccel olmadığını, eski yönetici olduğunu, kooperatifin bir kısım paralarının davacı tarafından kooperatife ödenmediğini, bu konu nedeniyle hakkında tetkik yapıldığım, sonucunun beklenmesinin gerektiğini ve alacak varsa genel gider payının düşülmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davanın 10.526,26.-YTL asıl alacak ve 652,44.-YTL işlemiş faiz üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının ödediği aidatların kendisine iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen hesaplama şeklinde isabet bulunmamaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, ödenecek meblağ belirlenirken genel giderlerden davacının hissesine isabet eden masrafın düşülmesi gerekmektedir. Bu yasal düzenlemeye uyulmaması diğer ortakların aleyhine sonuç doğuracaktır. Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak davacının son yıla ilişkin genel gider payının belirlenmesi bu payın ödenmesi gereken miktardan düşülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan yasal düzenleme gözden kaçırılarak karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 23.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy