(2004 S. K. m. 340)
Dava ve Karar: Ödeme şartını ihlal suçundan sanık M. Ş. K.'nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Hatay İcra Mahkemesinin 06.02.2006 tarihli ve 2005/3090 esas ve 2006/230 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 11.02.2008 gün ve 8668 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 13.03.2008 gün ve 2008/42544 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340.maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanunla değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesindeki eylemin yaptırımı bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası iken 1 Haziran 2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK'nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun'un 11.maddesi ile İİK'nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Diğer taraftan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.......", hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Yasa'nın 7. maddesinin birinci fıkrasın borçlunun daha lehine olduğu ve eyleminin idari para cezasına dönüştürülmesi gerekirken bir ay tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece verilen bir ay tazyik hapsi cezasındaki süre borçlu yönünden kazanılmış hak olarak kabul edilerek, yeni kurulacak hükümde sürenin bir ay olarak düzenlenmesi dikkate alınacaktır.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Hatay İcra Mahkemesinin 06.02.2006 tarih, 2005/3090-2006/230 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY'nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu M.Ş. K.'nun 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa'nın 7., 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 1 ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Borçluya verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL'den hesaplanarak sonuç olarak 600.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy