(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 196 ada 49 parsel sayılı 7644 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Necmettin, yasal süresi içinde satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Necmettin tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin öncesinin davalıların murisi İsmail'e ait olduğu ve muris İsmail'e ait tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların murisinin taşınmazı davacının bayii Refik'e tapu dışı yolla temlik edip etmediği, 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b maddesinde öngörülen iktisap şartlarının davacı yararına oluşup oluşmadığına ilişkindir. Mahkemece, tapu kayıt maliki ve davalıların murisi İsmail'in davacının bayii Refik'e taşınmazı tapu dışı yolla temlik edip etmediği, temlik var ise hangi tarihte gerçekleştiği, taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği, davacının ve bayiinin zilyetliklerinin başlangıç süresi ve hangi nedene dayandığı hususları araştırılmadığı gibi, davacı dayanağı 01.05.1977 tarihli satış senedinin tanıkları ve tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmemiştir. Hal böyle olunca; tapu dışı temlikin varlığını, tarihini ve şartlarını kanıtlamak yükümlülüğü davacıya ait olduğu, tapu dışı temlikin her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu hususları da göz önünde tutularak, tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanmalı, mahkemece yöntemince keşif yapılmalı, davacı dayanağı satış senedinin tanıkları ve tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenilmen, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kayıt maliki ve davalıların murisi İsmail'in, davacının bayii Refik'e taşınmazı tapu dışı yolla temlik edip etmediği, temlik var ise hangi tarihte gerçekleştiği, taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği, davacının ve bayiinin zilyetliklerinin başlangıç süresi ve hangi nedene dayandığı hususları sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasındaki aykırılığın nedenleri üzerinde durulmalı, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen şartların oluşup oluşmadığı tartışılmalı, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy