(5271 S. K. m. 2, 223, 268, 271) (2004 S. K. m. 353) (5326 S. K. m. 29)
Dava: Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Mustafa Bozak hakkında yapılan yargılama sonucunda, takibe konu alacak miktarının günün ekonomik koşulları göz önüne alındığında, işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı sebebiyle 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4-d maddesine göre, sanık hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair, İstanbul 11. İcra Mahkemesinin 24.10.2007 günlü ve 2007/1431-3346 s. kararına yönelik itirazın kabulü ile İcra Ceza Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İstanbul 11.İcra Mahkemesine gönderilmesine ilişkin, İstanbul 1.Ağır ceza Mahkemesinin 03.01.2008 günlü ve 2007/1574 değişik iş s. kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin benzer bir olay nedeni ile vermiş olduğu 22.05.2007 günlü ve 200/928-1931 s. kararında, İcra Ceza Mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara 2004 s. İİK. nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurmak zorundadır. Ancak dosyada toplanması gereken delil, araştırma ya da borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde ise, itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan icra mahkemesinden talep edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı ifadesi karşısında somut olayımızda sanığa meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması karşısında, İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazın kabul edilmiş olmasına göre, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 S. CMK. nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 28.02.2008 tarih ve 13074 s. yasa yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 02.04.2008 tarih ve K.Y.B.2008/62133 s. tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
Gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 gün ve 2006/220-231 s. kararında da açıklandığı üzere 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5271 s. CMK.nun Tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder. olarak yapılmıştır..... disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 s. TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu sebeple de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 s. İİK. nun 353/1. maddesinde kanun yolu olarak itiraz kanun yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK. nun 223. maddesinde belirtilen hüküm niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için ön görülen yargılama kuralları uygulanamaz. biçiminde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanununda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir.
Ceza Muhakemesi Yasası anlamında itirazın, kural olarak itiraz edilen kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk inceleme kararı veren mahkemece gerçekleştirilip, kararın düzeltilebileceği, yerinde görmezse en çok üç tarih içerisinde itirazı inceleyecek mercie göndermesi gerektiği (CMK. md.268/1-2), buna karşılık İcra ve İflas Kanununda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 s. Kanun ile değişik İİK. nun 353/1. maddesi uyarınca yedi tarih içinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanundaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunundaki itiraz yasa yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan yasanın İtiraz usulü ve inceleme mercileri başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ait kararlar, dar ve teknik anlamda suç karşılığı verilen kararlar olmadığı, 5271 s. CMK. nun 268. maddesinde kararına itiraz edilecek mahkemeler arasında icra mahkemesinin gösterilmediği cihetle, İcra ve İflas Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi tarih içinde doğrudan Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerektiği, anılan maddede ilk incelemenin icra mahkemesince yerine getirileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde, itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da diğer araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir.
Konunun bir kez de Kabahatler Yasası yönünden irdelenmesinde ise, anılan Yasanın itiraz yolu başlıklı 29. maddesinde, (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği gününden itibaren en geç yedi tarih içerisinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. (3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak itirazın kabulüne veya itirazın reddine karar verir.. hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanununda da itirazı inceleyecek Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulüne veya itirazın reddine karar verir biçiminde düzenleme getirilmiştir. Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden Ağır Ceza Mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur. Dosya içinde araştırılması gereken bir husus ve toplanması gereken bir delil de bulunmadığına göre, itirazın kabulü ile icra mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar veren Ağır Ceza Mahkemesinin, itirazın esası hakkında da bir karar vermesi gerekirken, bu konuda karar verilmek üzere dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi isabetsizdir.
Sonuç: Bu sebeple Yargıtay C. Başsavcılığının yasa yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2008 gün ve 2007/1574 değişik iş s. kararının BOZULMASINA, diğer işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy