(3402 S. K. m. 36)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 33 parsel sayılı 288160.03 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Mehmet, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin süreye riayetsizlik nedeniyle reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacının keşif avansının tamamını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanık, teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 02.11.2007 tarihli ara kararı, yerel bilirkişi adayları, tanık ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilmemesi, tanık ve yerel bilirkişi adayları adlarına davetiye çıkarılmasının hüküm altına alınmaması nedeniyle yasaya uygun bulunmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemez. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy