(2004 S. K. m. 344) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Nafaka hükümlerine uymamak eyleminden borçlu Esen E.'ın 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Ankara 10. İcra Mahkemesinin 06.12.2007 tarihli ve 2007/1673-2402 sayılı kararına yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarihli ve 2008/462 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
Ankara 10. İcra Mahkemesince verilmiş bulunan kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince 18.01.2008 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip kesinleştirilmesinden sonra, sanık vekili tarafından 27/02/2008 tarihinde yapılan itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için, muhatap adına tebliğ yapılabilecek birisi gösterilen adreste bulunmaz ise; tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği cihetle anılan şekil şartları yerine getirilmeden, muhatabın adresinde bulunamadığından bahisle tebligat parçası mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gibi şikayetçi ile sanığın 22/05/2006 tarihinde boşandıkları, şikayetçinin 28.08.2007 tarihli şikayet dilekçesinde de belirtildiği gibi aynı adreste oturmadıkları, sanığa yapılan tebligatın şikayetçinin adresi olduğu ve usulüne uygun yapıldığının kabul edilemeyeceği ve anılan kararın kesinleşmemiş bulunduğu anlaşıldığından, öğrenme üzerine verilen 27/02/2008 tarihli dilekçenin süresi içerisinde verilmiş itiraz dilekçesi olduğu cihetle, itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle, anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.06.2008 gün ve 2008/37097 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 28.07.2008 gün ve K.Y.B. 2008/149686 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla;
Gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların 22.05.2006 tarihinde boşandıkları, müştekinin 28.08.2007 tarihli şikayet dilekçesinde, borçlunun adresini Koza Sokak No: 55/6 Büyükesat Ankara olarak bildirmesine rağmen İcra Mahkemesince verilen kararın borçlunun şikayet dilekçesinde gösterilen adresi yerine şikayet dilekçesinde müştekinin kendi adresi olarak gösterdiği adrese 18.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan tebligatın yasaya aykırı olması nedeniyle borçlu vekili tarafından verilen itiraz dilekçesindeki 27.02.2008 tarihinin öğrenme tarihi olduğu bu itibarla itirazın süresinde yapıldığının kabulü ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Borçlu adresi diye çıkarılan adresin müştekinin adresi olması nedeniyle Tebligat Kanununun 21 ve Tüzüğün 28. maddeleri çerçevesinde yapılan işlemler yok hükmündedir. Tebliğnamede bu konudaki düşünceyi tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 gün ve 2008/462 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine iadesi için Yargıtay C. Başsavcılığına Tevdiine, 24.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy