(3402 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 3.2.2009 gün ve saatte temyiz eden vekili geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Çekişmeli 119 ada 1, 128 ada 8. 130 ada 37, 133 ada 13, 143 ada 2, 8, 38, 104 ve 157 ada 14 numaralı parsellerin kök muris M.'a aitken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında usulüne uygun yapılmış bir taksim bulunmadığı kabul edilerek bu parsellerin hisseleri oranında M. mirasçıları adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda temyize konu çekişmeli parsellerin M. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı şekilde hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca kadastro hakimi mirasçıların kimler olduğunu ve miras hisselerini araştırarak doğru olarak tespit etmek zorundadır. 1939 yılında vefat eden müşterek murisin kendisinden sonra ölen ancak anne baba bir kardeşleri dışında mirasçısı bulunmayan kızı S. dışarıda bırakıldığında mirası, 1/3'er pay ile çocukları R., Z. ve S.'ya intikal etmiştir. Mahkemece 1/3 payın R. mirasçıları, 1/3 payın Z. mirasçıları ve 1/3 payın da S. mirasçıları arasında ve miras payları oranında paylaştırılması gerekirken yanılgıya düşülerek M.'un bütün torunlarına eşit pay isabet edecek şekilde miras paylarının belirlenmesi miras hukukuna ilişkin hükümlere aykırıdır. Kadastro Mahkemesince miras paylarının yanlış hesaplanması, 3402 Sayılı kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesiyle kadastro hakiminere'sen araştırma zorunluluğu yüklenmiş bulunması karşısında aleyhe bozma yasağı kapsamında da değerlendirilemez.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy