(3402 S. K. m. 14, 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü.
Karar: Kadastro sırasında 1048 ada 20, 22 parsel s. 10888.25 ve 21370.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, kanuni süresi içerisinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 1048 ada 20 ve 22 parsel s. taşınmazların davalılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalıya ilişkin tapu kaydının kapsamında kaldığı, Hazineye ilişkin tapu kaydının ise taşınmazların bir kısmına uyduğu, Hazine'nin dayanağı olan tapu kaydının tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 senelik kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun değildir. Çekişmeli taşınmazlar Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1290 s. belirtmelik parseli olarak belirlenmiş olup, 1290 numaralı parsele 11.11.1953 gün ve 55 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak ve kayıt değişebilir sınırlı kabul edilerek 1290 s. belirtmelik parseli, 2917 ve 2918 s. parsellere ifraz edilmiş, 2917 parsel İzzet Aksüt adına ayrılmış, 2918 parsel ise 2.1.1964 gün 9 sıra s. tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 22500 metrekare yüzölçümündeki 2.1.1964 gün 9 sıra s. tapu kaydıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan 7352 metrekare yüzölçümündeki 11.11.1953 gün ve 55 sıra s. tapu kaydı Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.07.1953 tarih, 1952/176-1953/129 s. ilamı ile oluştuğu durumda mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazine'nin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Toprak Komisyonunca, davalı dayanağı tapu kaydının doğu hududunun kiralık olması sebebiyle Hazine tapusunun oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile varsa haritası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritalarının kadastro paftasıyla ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle kapsamları 3402 s. Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davalı tarafın dayanağı tapu kaydının tescil krokisinin bulunmaması veya uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu ve miktarı ile geçerli olacağı düşünülmelidir. Belirtilen biçimde yapılan uygulama sonunda, davalı tarafın dayanağı tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 senelik zilyetlik süresinin dolmaması sebebiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Yapılan uygulama sonunda çekişmeli taşınmazların davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan bölümünün varlığının saptanması halinde bu bölüm yönünden 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde ön görülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı yararına oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeple yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy