(1086 S. K. m. 275) (3402 S. K. m. 40)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 203 ada 37, 38; 141 ada 38, 39; 105 ada 8 ve 9 parsel s. 13891.38, 9318.01, 3210.81, 2817.94, 1351.32 ve 1325.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle 203 ada 37, 141 ada 38, 105 ada 8 s. parseller davalı A. U., 203 ada 38, 141 ada 39, 105 ada 9 s. parseller ise davacı A. U. adına tesbit edilmiştir. Davacı A. U., kanuni süresi içinde, davalı ile kardeş olduklarını ve adlarına tesbit edilen yerlerin eşit olması gerekirken kendisi adına tesbit edilen miktarın eksik olduğunu ileri sürerek, 203 ada 37 s. parselin 2287 metrekarelik bölümünün 203 ada 38 s. parsele, 105 ada 8 s. parselin 13 metrekarelik bölümünün 105 ada 9 s. parsele, 141 ada 38 s. parselin 197 metrekarelik bölümünün 141 ada 39 s. parsele eklenmek suretiyle adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 105 ada 8 s. parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 12.92 metrekarelik bölümünün tespitinin iptali ile 105 ada 9 s. parsele eklenmek suretiyle, 203 ada 37 s. parselin (C) harfi ile gösterilen 786.69 metrekarelik bölümünün tespitinin iptali ile 203 ada 38 s. parsele eklenmek suretiyle davacı A. U. adına tesciline, 141 ada 38 ve 39 s. parsellere yönelik davanın reddi ile, bu taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı A. U. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 203 ada 37, 38; 105 ada 8 ve 9 s. parsellere yönelik diğer temyiz itirazların reddine; ancak, kadastro hakimi doğru, açık ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü olup, Mahkemece çekişme konusu 105 ada 8 s. parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 12.92 metrekarelik bölümünün 105 ada 9 s. parsele eklenmek suretiyle, 203 ada 37 s. parselin (C) harfi ile gösterilen 786.69 metrekarelik bölümünün 203 ada 38 s. parsele eklenmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, 105 ada 8 ve 203 ada 37 s. parsellerin (B) ve (C) bölümleri çıktıktan sonra kalan bölümleri hakkında sicil oluşturulmamış, tescil hükmü kurulmamıştır. Taşınmazların kalan bölümleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu sebeple yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına
2- Çekişme konusu 141 ada 38 ve 39 s. parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı tarafça taşınmazların tarafların babaları tarafından M. T. isimli şahıstan satın alındığı hususunun ispat edilemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların öncesinde M. T. isimli şahsa ilişkin olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmazları M.'ten kimin satın aldığı hususundadır. Davacı, taşınmazların babasına ilişkin olduğunu sağlığında ikiye ayırarak 39 s. parsel ile 38 s. parsel içerisinde kalan bir bölüm yeri kendisine, 38 parselin geri kalan bölümünü kardeşi olan davalı A. U.'a verdiğini iddia etmiş, davalı ise taşınmazların dayısı M. T.'dan 1972 yılında kendisinin satın aldığını, daha sonra da 39 parsel s. taşınmazı kardeşi davacı A. U.'a ihtiyacı olur diye verdiğini, taşınmazın babası ile ilgisi olmadığını savunmuştur. Taşınmazları M.'ten kimin satın aldığı hususunda keşifte alınan bilirkişi ve tanık beyanları çelişkilidir. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen rapor ekindeki krokiden davalıya ilişkin 38 s. parsel üzerindeki evin bir bölümünün dava konusu edilen (A) bölümünün dışında, davacı adına tesbit edilen 141 ada 39 s. parselde kaldığı anlaşılmaktadır. Tam olarak taşınmazları kimin aldığı, hangi nedenle davacının 39 s. parseli kullandığı, davacının 38 s. parsele ev yaptığı, evin mevcut tespite göre 39 s. parsele tecavüzlü bulunmasının nedeni anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, bütün tesbit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli 141 ada 38 ve 39 parsel s. taşınmazların önceki maliki M. T.'dan kim tarafından satın alındığı, satın alan kişi tarafların babası ise, taraflar arasında ne biçimde paylaştırdığı, eşit olarak paylaştırıp paylaştırmadığı, teknik bilirkişi krokisinde gösterilen (A) harfi ile işaretli bölümün kime düştüğü, kimin, ne zamandan beri, ne suretle ve hangi nedenle kullandığı, davalının 38 s. parsele yaptığı evin dava edilen (A) bölümü dışında davacı adına tesbit edilen 39 s. parsele tecavüzlü bulunma sebebinin ne olduğu, taşınmazlar davalı tarafından satın alınmış ise davacının hangi nedenle 39 s. parseli kullandığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ile tanık beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde, yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, toplanan delillerin tesbit tutanağının edinme sebebinde yazılı beyanlar ile çelişmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy