(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 107 ada 5 parsel s. 3129,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bağış ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebi ile davalı T. Ş. adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, kanuni süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli 107 ada 5 parsel s. taşınmaza uymadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının, dava konusu taşınmaza uymadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiş olmakla beraber davalı, cevabında, taşınmazın küçük bir bölümünün Hazineye ilişkin olduğunu bunun yapılacak keşifte anlaşılacağını beyan ettiği halde, kabul beyanı açıklattırılmamış, hangi bölümün Hazineye ilişkin olduğu belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ilişkin onaylı tutanak örnekleri, varsa tesisinden itibaren bütün tedavülleriyle dayanak kayıtları ve belgeler ile bu taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları ve çekişmeli taşınmazın batısında bulunan yerin tutanak örneği ve dayanağı getirtilip niteliği tesbit edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları ve tesbit bilirkişileri katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davalıya, taşınmazın hangi bölümünün ne nedenle davacı Hazineye ilişkin olduğunu beyan ettiği hususu açıklattırılmalı, yerel bilirkişi, tesbit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın kime ilişkin olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Belirtilen biçimde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, 09.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy