(3402 S. K. m. 7, 14, 16, 28) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 206 ada 1 parsel sayılı 265622.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanım nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar M. T., Ş. B., F. E. ve müşterekleri, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 206 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümlerinin davacı S. S., (C) harfiyle gösterilen bölümünün davacı F. G., (D) harfiyle gösterilen bölümünün davacı K. T., (E) harfiyle gösterilen bölümünün davacı M. T. adlarına tesciline, (K) harfiyle gösterilen bölümünün davalı Hazine adına tesciline, aynı rapor ve krokide (L), (F), (G) ve (H) harfleriyle gösterilen bölümlerinin ise tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacılar Ş. B. ve F. E. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, adlarına tescil kararı verilenler lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, çekişmeli taşınmazın (G) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlerinin mera niteliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3. kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümleri ile ilgili mahkemenin gözlemi keşif tutanağına geçirilmemiş, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin fotoğrafı çektirilmemiş, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümleri ile komşu mera parselleri arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, komşu mera parselleri ile çekişmeli taşınmazın temyize konu her bölümünü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmemiş. Belirtmelik bilirkişilerinin sağ olup olmadığının araştırılması suretiyle sağ iseler dinlenilmesi yoluna gidilmemiş, temyize konu her bölüm yönünden mera olmadığı sonucuna varıldığı taktirde zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın temyize konu bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin fotoğrafı çektirilmeli, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümleri ile komşu mera parselleri arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, komşu mera parselleri ile çekişmeli taşınmazın temyize konu her bölümünü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmeli, belirtmelik bilirkişilerinin sağ olup olmadığının araştırılması suretiyle sağ iseler dinlenilmesi yoluna gidilmeli, temyize konu her bölüm yönünden mera olmadığı sonucuna varıldığı taktirde zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmalı, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Kabule göre de, dava konusu taşınmazın (L), (F), (G), (H) ve (K) bölümlerinin tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekirken tescile karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy