(3402 S. K. m. 36) (Tebligat Tüzüğü m. 12, 18)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü.
Karar: Kadastro sırasında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyedliği sebebi ile 212 ada 7 parsel s. 713,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalı A. Ş., 212 ada 17 parsel s. 281,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı M. Ş., 212 ada 8, 213 ada 1 ve 232 ada 12 parsel s. 463,27, 843,45 ve 6120,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise davalı H. Ş. adlarına tespit edilmiştir. Davacı H. Ç., kanuni süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların kök muris H. Ş. mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kesin süre içinde keşif masrafları yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı H. Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içinde davacı H. Ç.'nın keşif avansını yatırmadığı, davasını başka delillerle de ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece davacının yokluğundaki 26.02.2009 günlü oturumda toplam 312,63 TL. Keşif giderinin davacı tarafça en geç keşif tarihine kadar mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verilmesine, kesin sürenin hukuki sonuçlarının anlatılmasına, keşif avansı süresinde yatırılmadığı takdirde keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş ve keşfin 17.04.2009 günü yapılacağı belirtilmiştir. Buna ait tebligat ise davacıya 16.04.2009 gününde yapılmıştır. 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin, mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayı, tanık, teknik bilirkişiye verilecek ücretlerle vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. 17.04.2009 gününde yapılacak keşif için verilen kesin süre ile ilgili ihtarat davacıya 16.04.2009 gününde yapılmış olup, buna göre masrafın yatırılması için verilen süre Tebligat Kanunu ile ilgili Tüzüğün 18. maddesine göre bilirkişi adayı ve tanıklara çıkarılacak davetiyelerin ilgililerine tebliğine yeterli bulunmamaktadır. Süreler tayin edilirken Tebligat Tüzüğü'nün 12. maddesinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir. Usulüne uygun bulunmayan bu şekildeki ara kararı sebebiyle yapılamayacağı önceden belirli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesinde isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, davacı tarafa keşif masrafını yatırması için yeniden makul süre verilip, masraf yatırıldığında arazi başında keşif yapılarak tarafların bütün delilleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeple yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy