(1086 S. K. m. 94) (3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 359 parsel sayılı 1.771,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın yaylak vasfında olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinilemeyeceği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabul beyanı nedeniyle kabulüne, çekişmeli taşınmazın yaylak olarak özel siciline yazılmasına, davalının ilk oturumda davayı kabul ettiği ve kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesi ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderlerine ilişkin olarak davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 94/2. maddesi uyarınca hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve davayı ilk muhakeme celsesinde kabul etmiş bulunan davalıya yargılama giderleri yükletilemez. Davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaması için madde metninde yazılı her iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Somut olayda kadastro tespiti, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda açıklanan usul ve esaslar göz önünde tutularak yetkili idari merciler tarafından davalı adına yapılmış; kadastro tespiti sırasında hazır bulunmayan davalı, çekişmeli taşınmazın adına tespit edilmesine ve dolayısı ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. Diğer taraftan davalı ilk dört duruşmada hazır bulunmamış, katıldığı 5. celsede davayı kabul ettiğini bildirmiş ise de, duruşma günü ile dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalının hazır bulunduğu duruşmanın davalı açısından 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesi anlamında muhakeme celsesi olarak kabulü zorunludur.
Sonuç: Hal böyle olunca mahkemece davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy