(3402 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü.
Karar: Kadastro sırasında 106 ada 255, 256, 257, 258, 262, 269, 279; 108 ada 5; 109 ada 74, 75, 82, 160, 190; 110 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 24, 25, 27, 28; 111 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8, 11, 12, 14, 15, 18, 19, 20, 22; 115 ada 5; 117 ada 23 ve 121 ada 15 parsel s. 2.562,46, 2.299,22, 5.512,09, 2.839,29, 6.257,62, 12.998,38, 677,15, 138.766,11, 4.471,98, 1.560,25, 3.027,69, 18.490,50, 2.022,87, 20.283,06, 10.934,68, 2.190,53, 8.224,61, 6.6.684,30, 9.024,01, 2.258,16, 5.995,77, 7.959,75, 661,83, 19.391,44, 6.946,06, 3.766,98, 1.847,07, 8.504,59, 5.323,38, 12.952,52, 20.947,91, 10.101,94, 6.614,97, 6.467,12, 7.694,62, 7.947,01, 4.297,39, 2.334,66, 7.137,65, 8.410,03, 13.640,77, 6.376,03, 23.086,49, 4.066,66, 4.084,54, 5.014,78, 5.037,53, 35.971,15, 40,037,27, 325,16, 699,56 ve 10.390,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalılar N. D. ile A. K. ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı H. D., kanuni süresi içerisinde davalı N. D. varisi olduğunu belirterek, çekişmeli taşınmazların babası İ.K.'a ilişkin olduğu ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazların muris İ. D. adına tescili için dava açmış, yargılama aşamasında ise sağ olan eşi N. D.'ın vekili sıfatı ile dava açtığını belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın aktif husumet yokluğundan reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı N. D. tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece; davacı H. D.'ın İ. K.'ın sair mirasçıları yanında N.D.'ı da hasım göstermek suretiyle dava açtığı belirtilerek, kadastro mahkemesinde karı-kocanın birbirinin vekili olarak dava açması mümkün olmakla beraber başlangıçta vekil sıfatı ile dava açılmış olup, sonradan ıslah yolu ile taraf değiştirip N.'nin davacı olarak gösterilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarından ve dava dilekçesine ekli vekaletnameden davacı H. D.'ın eşi olan N. adına 3402 s. Yasa'nın 31/1. maddesi gereğince dava açtığı anlaşılmakta olup, davacı vekilinin dosyadaki dilekçesi davanın ıslahına ait olmayıp dava dilekçesinin açıklanması niteliğindedir. Doğru sonuca ulaşılması için taraflardan iddia ve delilleri sorularak delillerinin toplanması, ondan sonra işin esası incelenerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy