(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 111 ada 13, 112 ada 19, 122 ada 3, 133 ada 1, 134 ada 22 ve 23 parsel s. 512.82, 3844.67, 7799.33, 1311.74, 185.29 ve 34839.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebi ile M. Ç. adına tesbit edilmiştir. Davacı Ş. H., kanuni süresi içinde, taşınmazların dedesi M. Ç.'tan intikal ettiği iddiasına dayanarak taşınmazların M. Ç. adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile M. Ç. mirasçıları adlarına tesciline, 134 ada 23 parsel içinde krokide (B) harfi ile işaretli olan evin M. Ç. tarafından yapıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı F. Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, mirasçılar arasında usulüne uygun taksim yapılmadığı kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davalılar yargılama aşamasındaki savunmalarında, davacı tarafın murisinin miras payına düşen arazileri başka bir mevkiden aldığı ve dava konusu taşınmazlardan bu sebeple pay almadığını ileri sürdükleri durumda mahkemece bu yön üzerinde durulmamış, yine keşifte dinlenen tutanak bilirkişileri murisin çocuklarından bazılarının ilçe merkezinde babalarından kalan evden pay alarak köydeki haklarından vazgeçtikleri yönünde beyanda bulunmuş; ancak, bu husus üzerinde yeterince durulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için kök muris M. Ç.'tan intikal eden ve mirasçılar adına tesbit edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunduğu takdirde bu taşınmazlara ilişkin tutanak ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosyaya getirtilmeli, taraflara tanık bildirme imkanı tanınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tesbit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tesbit bilirkişileri ve taraf tanıklarından muris M. Ç.'tan intikal eden taşınmazların bütün mirasçıların katılımı ile taksim edilip edilmediği ve edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazın taksimde kime düştüğü, taksimde her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tesbit gününe kadar taksimin bozulup bozulmadığı, davacı tarafın miras bırakanı babaannesi E.'nin miras payına karşılık başka taşınmazlardan pay alıp almadığı sorulmalı tüm bu hususlar maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, E.'nin pay aldığının beyan edilmesi durumunda ilgili taşınmaz ya da taşınmazların kadastro tutanakları dosya arasına getirtilmeli, bundan sonra toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; Kadastro Hakimi doğru ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak şekilde ve infazı kabil hüküm oluşturmak zorundadır. Mahkemece M. Ç. mirasçıları adına tesciline demekle yetinilerek veraset ilamına atıf yapılmadığı gibi, pay oranlarının da gösterilmemesi isabetsiz olup davalı F. Ç.'ın temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, 11.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy