(4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 103 ada 30, 35 ve 37 parsel sayılı 35495,64, 37475,31 ve 9091,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebi ile paylı olarak davalılar H. E. ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar H. ve H. A., kanuni süresi içerisinde tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kadastro tespit gününe kadar davalılar tarafından kullanıldığı, davacılar ve murislerinin çekişmeli taşınmazlarda iktisaba elverişli zilyetliklerinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına ve usule uygun bulunmamaktadır. Davacılar dava dilekçesinde taşınmazların tapu sicilinde adlarına kayıtlı olduğunu belirterek tapu kaydına dayanmışlardır. Taraflara ilk oturumda delillerini bildirmek üzere süre verilmiş; daha sonraki oturumlarda taraf teşkilinin sağlanması yönünde süreler verilmiş ve davacı tarafa tapu kayıtlarını sunmak üzere yeniden süre verilmeksizin 21.07.2009 gününde taşınmazlar başında keşif yapılmıştır. Davacılar tarafından keşif gününden sonra son oturumda delil olarak dayandıkları tapu kayıtları dosyaya sunulmuş, mahkemece yeniden keşfe gerek görülmeksizin karar verilmiştir. Davacılar dava dilekçelerinde tapu kaydına dayandıklarına, mahkemece de kendilerine tapu kayıtlarını sunmaları, sunmadıkları takdirde bu delillerinden vazgeçmiş sayılacakları hususunda kesin süre verilip ihtarat yapılmadığına göre davacılar tarafından sunulan tapu kayıtları gözardı edilerek karar verilemez. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, davacılar tarafından sunulan tapu kayıtlarını tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte getirtilmeli, taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları katılımı ile keşif yapılmalı, keşif sırasında davacılar tarafından sunulan tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte zemine uygulanarak taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamaması halinde davalı tarafın zilyetliğine değer verilebileceği düşünülmeli; bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy