(3402 S. K. m. 40) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 163 ada 15 parsel s. 76292.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalı Hasanlar Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, kanuni süresi içerisinde davalı Belediyenin zilyetlikle taşınmaz iktisap edinemeyeceği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 163 ada 15 parsel s. taşınmazın sit alanı olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hasanlar Belediyesi Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile iktisabının mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi davalı Hasanlar Belediyesi Tüzel Kişiliğinin hangi tarihte belediye olduğu yöntemince araştırılmamış, arkeolog bilirkişinin, çekişmeli taşınmazın 3. derecede arkeolojik sit alanında kaldığını belirtmesine rağmen zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı şeklindeki çelişkili raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için davalı Belediye Tüzel Kişiliğinin Belediye olduğu gün ilgili idari birimlerden sorulup, saptanmalı, çekişmeli taşınmaza komşu bulunan taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; aynı yöntemle tesbit edilecek taraf tanıkları, tesbit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan ve 3 kişilik, arkeologlardan oluşan bilirkişi kurullarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tesbit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne halde bulunduğu, kime ilişkin olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak niteliğinde olup olmadığı, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, arkeolog bilirkişi kurulundan, taşınmazın sit alanı kapsamında kalıp kalmadığı, taşınmazın arkeolojik sit alanında kalması halinde bu alanın kaçıncı derece olduğu konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ayrıca fen bilirkişisine, taşınmazın sit alanına ait harita üzerindeki konumunu da gösterir şekilde keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, 1. ve 2. derecede arkeolojik sit alanı içinde bulunan taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olamayacağı, bunun dışında kalan alanlarda ise 3402 s. Yasa'da öngörülen sair koşulların da bulunması halinde zilyetlikle iktisabın mümkün bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy