(3402 S. K. m. 31, 36)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 236 ada 124 ve 128 parsel s. 22.093,70 ve 1116,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kaldığı ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı M. V., kanuni süresi içerisinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı adına tescillerine, Kocatepe Tarihi Sit Alanı içerisinde kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 s. Yasa'nın 31/son maddesine göre Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur. Şu kadar ki takdir olunacak vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı yasanın 36/2. maddesi uyarınca ilgili taşınmaz mala ilişkin son beyan dönemi emlak vergisi değeri göz önünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca; 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 31. maddesinde belirtilen hüküm göz önünde bulundurularak davalı Hazine aleyhine aynı türde birden fazla dava açıldığı gibi hususlar da değerlendirilerek davacı yararına vekalet ücretinin maktuen takdir edilmesi gerekirken, nispi hesap edilen 835,58 TL. vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, 18.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy