(3402 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 126 ada 63 ve 275 parsel s. 2149.67 ve 1564.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalı İ. Ö. adına tesbit edilmiştir. Davacı R. Ö., kanuni süresi içerisinde taşınmazların taksimen babasına kaldığı ve kendisine devredildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 126 ada 63 ve 275 parsel s. taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların murisi N. Ö.'e aitken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların kök murisi N. Ö.'e ilişkin olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık muris N. Ö.'in ölümünden önce taşınmazlarını oğulları M., İ. ve M. arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırma yapılmışsa paylaştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, taşınmazların zilyetliğinin devredilip devredilmediği, paylaştırma yapılmamış ise, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin taraflardan hangisine isabet ettiği konusundadır. Mahkemece, kök muris N. Ö.'in sağlığında taşınmazlarını erkek çocukları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaşım yapılmamış ise ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği hususu yeterince araştırılmamış, muristen intikal eden sair taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip bu taşınmazların kimler adına tesbit edildiği incelenmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, bütün tesbit bilirkişileri, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri bütün tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan, muris N. Ö.'in ölümünden önce taşınmazlarını oğulları M., İ. ve M. arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırma yapmış ise, paylaştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, taşınmazların zilyetliğinin devredilip devredilmediği, paylaştırma yapılmamış ise, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin taraflardan hangisine isabet ettiği, sair mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve sair mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal eden bütün taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip iktisap nedenleri incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Belirtilen biçimde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy