(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve Dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 179 ada 107 parsel s. 10.846,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı sebebiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Y. E., kanuni süresi içerisinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Y. E. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davacı lehine 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde ön görülen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın etrafı aynı ada 264 no.lu mera parseli ile çevrili olup tespiti de kesinleşmiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın hali araziden sürülerek elde edildiği, nadasa bırakılmış, kuru tarım arazisi olduğu belirtilmiştir. Zirai bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığı gibi taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne biçimde sürdürüldüğü de araştırılmadan soyut nitelikteki yerel bilirkişiler ve tesbit bilirkişisi ve davacı tanığı beyanlarına itibar edilerek, mahkeme gözlemi keşif tutanağına yazılmaksızın hüküm kurulmuştur. Eylemli halde çekişmeli taşınmazın etrafını saran mera parselinin kadim veya tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tesbit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne halde bulunduğu, kime ilişkin olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusuna açıklık getiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tesbit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden Toprak Komisyonunca düzenlenen harita ile kadastro paftasının yöntemince çakıştırılması istenilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu olan 179 ada 108 no.lu parselin Toprak Komisyonunca ne sebeple davacının babası M. E. adına ayrıldığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan veren denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy