(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği, satış ve taksim nedenleri ile 121 ada 4 ve 7, 124 ada 2, 125 ada 5 parsel sayılı 8871.58, 4009,22, 1539.43 ve 2410.85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, eşit paylarla davalılar E
, İ
ve Ş
Ç
, 129 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı 2001.76, 1423.22 ve 1483.39 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar sırası ile İ
, E
ve Ş
Ç
adlarına tespit edilmiştir. Davacılar S
İ
, F
İ
i ve K
B
, kanuni süresi içerisinde taşınmazların ortak miras bırakan babaları A
Ç
'tan intikal ettiğini belirterek miras paylarının adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin davacıların miras payları oranında iptali ile miras paylarının davacılar adına, kalan kısımların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı İ
Ç
. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Kadastro Hakimi doğru ve infazı mümkün sicil oluşturmak zorunda olup, hüküm fıkrasında lehine tescil kararı verilenlerin isim ve paylarının açıkça gösterilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy