(3402 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 102 ada 2 parsel s. 2838.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve harici satın alma sebebiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı T. K., kanuni süresi içerisinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 102 ada 2 parsel s. taşınmazın davacının murisi S. K. mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar T. T. ve N. B. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve taşınmazın uzun süredir davacı tarafın zilyetliğinde olduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasında davacının dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın davacı ya da murisleri tarafından harici satış ile davalı tarafa satılıp satılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davalı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar usulüne uygun biçimde keşif tarih ve saatinden haberdar edilmemiş ve tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri bütün deliller toplanmalı, çekişmeli taşınmazın başında yöntemince keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı bütün tanıklar ile tespit bilirkişilerinin tamamından çekişmeli taşınmazın davacı ya da murisleri tarafından davalı tarafa satılıp satılmadığı hususu etraflıca sorulmalı, bu husus maddi olaylara dayalı olarak açıklattırıldıktan sonra karar verilmelidir. Belirtilen biçimde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy