(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 151 ada 5, 152 ada 2 ve 159 ada 16 parsel s. 14379.51, 19338.87 ve 4278.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle eşit paylarla ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle M. A. S. ve D. G. adlarına tespit edilmiştir. Davacı M. A. S. mirasçısı H. S., kanuni süresi içinde, taşınmazların tarafların ortak miras bırakan F. tarafından satış senedi ile murisi M. A. S.'a satıldığı, bu sebeple davalı tarafın payı bulunmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 151 ada 5, 152 ada 2 ve 159 ada 16 parsel s. taşınmazların davacı tarafın murisi M. A. S. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı H. Ç. ve C. Ç. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların öncesinde tarafların ortak miras bırakanı F.'ya ilişkin iken satışı ile davacının babasına geçtiği ve taşınmaz üzerinde davacı yararına 3402 s. Yasa'nın 14. maddesinde ön görülen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ilişkin olduğu, tarafların ortak murisi F.'ya ilişkin ise sağlığında davacının babası M. A. 'ye satılarak zilyetliğinin devredilip, devredilmediği, satış ve zilyetliğin devrinin söz konusu olmaması halinde ise F.'nın ölümünden sonra terekesinin usulüne uygun şekilde paylaşılıp, paylaşılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Hal böyle olunca tarafların iddiaları ile ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri bütün deliller toplandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı bütün tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, taşınmazların öncesinin kime ilişkin olduğu, miras bırakan F.'ya ilişkin ise, sağlığında 17.04.1948 günlü senetle davacının babası M. A. 'ye satılarak zilyetliğin devredilip, devredilmediği, davalı tarafça ileri sürülen, senedin sahteliği iddiasının yerinde olup olmadığı, taşınmazların satış sureti ile davacının miras bırakanı M. A. 'ye devredildiğinin kanıtlanamaması halinde muris F.'nın, taraflar dışında başka mirasçılarının olup olmadığı, ölümünden sonra terekesinin bütün mirasçılar ya da kanuni temsilcilerinin katılımı ile paylaşılıp, paylaşılmadığı paylaşılmış ise çekişmeli taşınmazların kim ya da kimlerin payına isabet ettiği, sair mirasçılara karşılığında ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, sair mirasçılara verilen taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal eden bütün taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen biçimde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy