(2004 S. K. m. 331) (5237 S. K. m. 52)
Dava: Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar Z. M. ve D. G.'in İİK'nun 331., TCK'nun 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 ay hapis ve 3.600.00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm kanuni süresi içinde sanık D. G. ve sanık Ziya Manavlar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunup gereği görüşüldü:
Karar: Müşteki T. M. vekili tarafından borçlu sanık Z. M. hakkında İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2007/3908 esas s. dosyası ile 72.536.00 TL'nin tahsili için 16.8.2007 gününde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe başlandığı, bundan kısa bir süre (40 gün) sonra da İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2007/4651 esas s. takip dosyasında, alacaklısının sanık D. G., borçlusunun Z. M., takip meblağının ise 70.000.00 TL olan bonoya istinaden alınan ihtiyati haciz kararı dayanak yapılarak 26.9.2007 gününde takibe başlandığı, borçlu sanık Z. M.'ın borçlusu bulunduğu İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2006/13843 s. ve takip meblağı 401.58 TL, olan başka takibin de bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklara isnat edilen suç, İİK'nun 331. maddesinde, Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içerisinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. biçiminde düzenlenmiş olup,
İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2007/4651 esas s. takip dosyasının dayanağı olan bononun vade tarihinin 20.5.2006, davaya konu İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2007/3908 s. asıl takip dosyasında dayanak bononun 20.7.2004 düzenleme ve 10.9.2004 vade günlü olması ve muvazaalı olduğu iddia edilen takibin asıl takipten yaklaşık 40 tarih sonra başlatılması, D. G.'in borçlu sanık Z. M. hakkında başlattığı takibin daha ihtiyati haciz aşamasında 2.10.2007 gününde kabul edilmesi, sanık savunmalarına göre uzun zaman içinde alınan borçların dayanağı olan bononun 2004 günlü olmasına karşın takip başladıktan yaklaşık 40 tarih sonra hepsinin birlikte tahsile konu edilmesi, asıl borçlu Z. M. hakkında devam eden çok sayıda ve yüksek meblağlı takiplerin varlığı gözönüne alındığında sanıklara isnat edilen suçun oluştuğu anlaşılmakla tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Ancak;
Sonuç: Adli para cezasının İİK'nun 331/1. maddesinde düzenlenen değerler arasında tarih olarak tespit edilip, TCK'nun 52/2. maddesinde belirlenen değer ile çarpılması sonucu netice adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi, isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istek gibi BOZULMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy