(3402 S. K. m. 14, 21)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 214 ada 4, 259 ada 9 ve 10 parsel s. 9996,99, 21888,82 ve 11572,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı M. D., kanuni süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın 3402 s. Kanun'un 14. maddesinde belirtilen miktar sınırının aşılması sebebi ile reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, davacı adına belgesizden tespit edilen taşınmaz miktarının 96.748,67 metrekare olup davanın kabul edilmesi halinde 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen koşullardan, miktara ait sınırın aşılacağı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir. 3402 s. Kadastro Yasası'nın 14. maddesinde aynı çalışma alanı içinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. İliç Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilen ve aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespiti yapılan taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları incelendiğinde davacı adına 96.748,67 metrekare taşınmaz tespit edildiği ve tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu halde davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilen yerlerin henüz yukarda bahsi geçen maddede ön görülen miktar sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece çekişmeli 214 ada 4, 259 ada 9 ve 10 parsel s. taşınmazlardan 3402 s. Kadastro Yasası'nın 21. maddesi uyarınca davacıya tercih hakkı kullandırılmak suretiyle davacı tarafından tercih edilecek parsel ve taşınmaz bölümünden 3251.33 metrekarelik kısmın ifraz edilerek davacı adına, bu taşınmazda kalan bölüm ile sair taşınmazların davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın tümüyle reddedilmiş olması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu sebeple yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy